Beslenme
-

İnsan ömrünü ortalama 65 yıl olarak kabuk edersek 569 400 saat yaşıyoruz demektir. Bunun 166 000 saatini uyku ile, 189 800 saatini çalışmakla, 173 500 saatini dinlenmekle, 40 000 saatini de yemek yemekle geçiriyoruz.Sağlığımız doğru beslenmeye bağlı olduğu için bu konuya değer vermemiz kaçınılmaz olmaktadır.
Beslenme yalnızca aldığımız kaloriye bağlı değildir. İnsanın bazı temel ilkeleri öğrenmesi lazımdır. Fazla kiloların sayısı daha okul çağından başlamaktadır. Her üç öğrenciden biri fazla beslenmiş durumdadır. Her Türk vatandaşı günde ortalama 400 kalori fazla alıyor ve böylece yağ depolanması önlenemiyor. Yiyecek maddelerinin çeşitliliğinden dolayı her kişinin ihtiyaç ve isteklerini karşılaması kolaylaşıyor. Bütün bunlara karşın insan kendine hakim olup seçim yapmadan her şeyi canı istediği gibi yememelidir.
Dengeli beslenme psikolojik, sosyal, çevresel, kalıtsal, geleneksel ( beslenme biçimi ile ilgili ) çok boyutlu bir sorundur.
Çoğu zaman çocukluktaki beslenme, edinilmiş alışkanlıkları, kısacası dengesiz beslenme şişmanlığa yol açan nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dünya sağlık örgütü kötü beslenme tanımı içine yalnız yetersiz beslenmeden olan hastalıkları değil, şişmanlığı da almaktadır. Eksik, dengesiz ve yetersiz beslenme, aşırı ve tek yönlü beslenme, kötü beslenmenin iki şeklidir.
Her insanın hayatta kalabilmesi için belirli bir enerjiye ihtiyacı vardır. Bu da normal vücut kilosunun her kilogamı için 40-45 kaloridir.
Yiyeceklerimizin enerji kaynağını oluşturan 3 temel yapı taşı protein, karbonhidrat ve yağlardan oluşur. Alkollü içkiler ise alkolden oluşur.1 g Protein 4.1 KgKal verir 1 g Karbonhidrat 4.1 KgKal verir 1 g Yağ 9.3 KgKal verir 1 g Alkol 7.0 Kg Kal verir Besin maddelerinin ideal yapılandırılması ise şöyle olmalıdır :
%50 Karbonhidrat %30 Yağ %20 Protein Şimdi sırası ile temel yapı taşlarını özet olarak inceleyelim: A.- PROTEİNLER
Proteinlerin görevi büyüme, yenilenme ve gelişmeyi sağlamak, vücudun yapı elemanlarını oluşturmak, hormonlar ve enzimlerin yapımını sağlamak, hastalıklara direncimizi sağlayan bağışıklık cisimlerini üretmek ve enerji sağlamaktır. Kısaca belirtmeye çalıştığımız bu görevlere göz attığımızda büyüme ve gelişmeden, üreme ve yaşamı sürdürmeye deyin bir dizi işlevin yerine getirilmesi için yeterli proteinin bulunmasının birinci koşul olduğu kolayca anlaşılır.
Proteinler en çok süt, yumurta, et, peynir, yoğurt, bira mayası, kepekli un, fındık, baklagiller ve taneli sebzelerde bulunur.
Protein yetersizliğinde genel halsizlik, güçsüzlük, kilo kaybı hastalıklara direncin azalması, yaraların iyileşmesinde gecikme ve büyüme yavaşlaması görülür. Kansızlık, karaciğer yağlanması ve siroz gibi hastalıklar ortaya çıkar. B - KARBONHİDRATLAR
Doğanın su, güneş ışığı ve topraktan aldığı karbon elementinden oluşturduğu ve asıl görevi enerji verme olan bileşiklerdir. başlıca karbonhidrat ( şeker ) kaynağı bitkilerdir. Çünkü ancak onlar su, karbon ve güneş ışığını bir araya getirerek üretebilirler. Hayvanlar ve insanlar şeker gereksinmelerini bitkileri yiyerek giderirler. Karbonhidratlar özellikle hamur işlerinde, patateste, ekmekte, pastada, balda ve alkolde bulunur
Karbonhidratların enerjiyi sağlama, yağ ve proteinlerin yapısını koruma, vücutta bazı düzenleyici etkileri sağlama, bazı maddelerin kanda taşınması ve vücut yapısı içinde tutulmalarını sağlama gibi görevleri vardır.C - YAĞLAR
Yağlar canlı organizmada enerji kaynağı olmak, vücut ısısını korumak, midenin boşalmasını geciktirerek tokluk duyumu vermek,bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamak, A, D, K vitaminleri gibi yağda eriyen vitaminlerin emilmesini sağlamak gibi önemli görevleri üstlenmişlerdir.
Yağlar iki guruba ayrılır : Doymuş yağlar ve doymamış yağlar. Doymuş yağlar kara hayvanlarının yağları, Hindistan cevizi ve kakao yağıdır. Doymamış yağlar ayçiçeği, mısırözü, zeytinyağı gibi bitkisel yağlar ve deniz hayvanları yağlarıdır. Doymuş yağlar kandaki kolesterini yükseltir, doymamış yağlar ise düşürür.








