<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Diyet, Zayıflama, diyet programı, ender saraç &#187; Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.diyetvakti.com/category/beslenme/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.diyetvakti.com</link>
	<description>Şimdi Diyet Yapmanın Tam Vakti</description>
	<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 18:18:54 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Doğru beslenme</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/dogru-beslenme.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/dogru-beslenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 20:40:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1092</guid>
		<description><![CDATA[Diyet yapmak kişiye kendisini ‘yoksun’ ve ‘sınırlanmış’ hissettirir. Bu nedenle diyet yapma fikrinden vazgeçin ve beslenme tipinizi bir kez daha gözden geçirin&#8230;
Diyet kelimesi sınırlama ve yoksunluk duygusunu beraberinde getirir. Oysa beslenme modelinde değişiklik yapmak yeni alışkanlıklara uyum sağlamaya çalışmak,  yapılabilir ve kalıcı bir tutum haline dönebilir. Diyet yapma fikrinden vazgeçin. Beslenme tipinizi gözden geçirin. Bunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyet yapmak kişiye kendisini ‘yoksun’ ve ‘sınırlanmış’ hissettirir. Bu nedenle diyet yapma fikrinden vazgeçin ve beslenme tipinizi bir kez daha gözden geçirin&#8230;</p>
<p>Diyet kelimesi sınırlama ve yoksunluk duygusunu beraberinde getirir. Oysa beslenme modelinde değişiklik yapmak yeni alışkanlıklara uyum sağlamaya çalışmak,  yapılabilir ve kalıcı bir tutum haline dönebilir. Diyet yapma fikrinden vazgeçin. Beslenme tipinizi gözden geçirin. Bunun için her gün yediklerinizi yazın daha sonra nerelerde hata yaptığınızı inceleyin. Doğru beslenme ilkelerini öğrenmek, besin gruplarını tanımak ve her besin grubundan ne miktarda yemeniz gerektiğini öğrenmek için bir beslenme uzmanı ile görüşün.</p>
<p><img class="size-full wp-image-1093 alignleft" title="beslenme1" src="http://www.diyetvakti.com/wp-content/uploads/beslenme1.jpg" alt="beslenme1" width="300" height="300" /><strong>2009 için kolay ve uygulanabilir önemli ipuçları:</strong><br />
- Porsiyonlarınızı küçültün. Kendinize yasaklar koymak yerine her şeyden küçük   miktarlarda tüketmeyi tercih edin. Tabağınızı yarım bırakın veya karşınızdaki ile paylaşın</p>
<p>- Haftada iki gün mutlaka balık yemeye çalışın. Omega 3 hem çocuklar hem de yetişkinler için kalp, beyin ve göz sağlığı açısından son derece önemlidir. Ceviz tüketimi de omega 3 için iyi bir kaynaktır.</p>
<p>- Çay veya kahvede şeker kullanıyorsanız, bırakın. Günde 5 şeker 100 kalori enerji verir. Her gün sadece 100 kaloriden vazgeçerek yılda 36 bin 500 kalori tasarruf edersiniz.</p>
<p>- Salataya eklediğiniz yağ miktarını gözden geçirin. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir.</p>
<p>- Kuru baklagilleri haftada 1-2 kez mutlaka yemeye çalışın. nohut, mercimek, kuru fasulyeyi ihmal etmeyin. Sıcak yemek yapmak dışında haşlayıp salatalarınıza karıştırabilirsiniz. Çorba olarak tercih edebilirsiniz.</p>
<p>- Doymuş yağ tüketimini azaltarak, hayvansal besinlerin yağsız olanlarını seçin süt, yoğurt, peynir ve etlerin yağsız kısımlarını tercih edin.</p>
<p>- Meyve suyu miktarınızı kontrol edin. 1 bardak portakal suyunun 3 - 4 portakaldan elde edildiğini düşünürsek, 2 dakikada 250 kalori almak yerine 3 - 4 portakalı gün içinde tüketmek hem sizi daha uzun süre tok tutar, hem lif alırsınız, hem de ara öğün tüketmek metabolizmanızı hızlandırır.</p>
<p><strong>Her gün 2 - 3 ceviz tüketin</strong></p>
<p>- Alkol tüketiminizi sınırlandırın. Fazla miktarda (günlük 100 ml’den fazla) alkol tüketen kişilerde hastalığa yakalanma riski daha yüksektir. Aşırı alkol tüketimi ile kalsiyum emilimi azalır, atılımı ise artar. Her gün bir kadehten fazla alınan alkol, B1, B6 vitaminleri ve folik asidi olumsuz etkiler. Tükettiğiniz alkol miktarına dikkat edin. Alkol seviyorsanız tercihiniz hep şarap olsun. Rakı, votka ve viski içtiğinizde yüzde 45 - 50 oranında alkol alırsınız oysa şarabın alkol oranı yüzde 12 - 15’dir. 1 gram alkolün 7 kalori olduğunu unutmayın.</p>
<p>- Su içmekte zorlanıyorsanız bitki çaylarına ağırlık verin. Suyu içmek zor geliyorsa içinde limon sıkın taze nane veya salatalık atın, böylece yeni bir içecek yaratmış olursunuz. Buna rağmen başarılı olamıyorsanız bitki çaylarını bol su ile demleyin ve onu tüketin.</p>
<p>- Her gün 2 - 3 kuru kayısı ve ceviz tüketin. Ceviz iyi bir yağ ve omega 3 kaynağıdır kötü kolesterolü azaltır. İyi kolesterolü yükseltmeye yardımcı olur. Beyin fonksiyonları için önemlidir, kuru kayısı ile beraber hem tatlı ihtiyacını azaltır hem potasyum ile birlikte kalp ve tansiyon hastalarına iyidir. Kolay taşınan bir ara öğün seçeneği olduğu gibi bağırsak hareketlerine de yardımcı olur.</p>
<p>- Kuru yaban mersini ile tanışın. Bazı günler kuru kayısı yerine 10 -15 adet yaban mersini tercih edin. Çok iyi bir antioksidandır, kansere karşı koruyucudur.</p>
<p>- Her sabah aynı kahvaltıyı etmeyin. Bazı günler yeme biçiminizi değiştirin. Tek yönlü beslenmeyin, farklı tatları deneyin. İşte birkaç örnek:</p>
<p>Meyve salatası ile yoğurt</p>
<p>Yulaf ile süt</p>
<p>Meyve ile badem</p>
<p>Süt ile meyve</p>
<p>Peynir ekmek</p>
<p>Tost</p>
<p>Simit -peynir</p>
<p>Omlet ile ekmek</p>
<p>Çorba</p>
<p>- Yıllık sağlık muayenesini ihmal etmeyin. Eğer ailenizde kalp - damar hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastası veya<br />
kanserli birey varsa bu konuda çok daha hassas olun ve her yıl düzenli muayeneye gidin.</p>
<p>- Sebze çorbasını sevmeye çalışın. Özellikle sebze yemekte zorlanıyorsanız tüm sebzelerle bulgur, soğan ve bol domatesli çorba yapın.</p>
<p>- Haftada 1-2 gün yumurta yemekten korkmayın. Dilerseniz 1 yumurta sarısı ile 3 yumurta beyazını karıştırın, böylece daha az yağ ve kolesterol daha çok protein ve kalsiyum almış olursunuz.</p>
<p><strong>Pozitif düşünün</strong></p>
<p>- Fiziksel açlıkla duygusal açlığı ayırt etmeye çalışın. Sakın cesaretinizi kaybetmeyin. Hep pozitif düşünün.</p>
<p>- Öğün atlamayı alışkanlık haline getirmeyin. Çünkü atlanan her öğünden sonra, diğer öğündeki besin tüketimi daha fazla olur. Az ve sık yeme prensibi ile metabolik hızınız artar, kan şekeriniz dengede olur ve açlık hissetmezsiniz. Özellikle kahvaltıyı atlamayın bu durum gece daha fazla açlık hissetmenize  sebep olabilir.</p>
<p>- Bulunduğu-nuz yaşı sevin. 30 yaşından itibaren metabolizmanız her yıl yavaşlar. Bu sebeple, her yaşın güzelliğini çıkarın. Eğer zamana karşı kendinizi korumak istiyorsanız, sadece yediklerinizi azaltmak bir çözüm olamaz.</p>
<p>- Zeytinyağını ve yağlı tohumları tercih edin. Zeytinyağının kalp dostu olduğu birçok araştırmada kanıtlanmıştır. Ancak tüm yağlar gibi, 1 gramı 9 kalori içerir ve fazla tüketimi şişmanlatır. Yağlı tohumlara da dikkat edin, bunlar sağlıklıdır ama kâseler dolusu yediğinizde değil, 10 fındık veya badem veya 3 ceviz, 1 tatlı kaşığı yağa eşittir ölçülü tüketin.</p>
<p><strong>Etiket okumaya başlayın</strong></p>
<p>- Kalori saymayın dengeli beslenin. Dengeli beslenebilmek için her öğünde 5 temel besin grubundaki yiyecekleri bir arada tüketin. Bu şekilde beslenme, besin öğeleri arasında dengeyi sağlar. Yeterli beslenebilmek için sadece kalori saymanıza gerek yok. Temel besin gruplarından hangi miktarda yemeniz gerektiğini bilmeniz yeterlidir.</p>
<p>- Etiket okumaya başlayın. Kendinizi kontrol ederken ve doğru besini ararken, mutlaka etiketleri okuyun. Besinlerin kalori, yağ ve tuz değerlerini, son kullanma tarihlerini inceleyin.</p>
<p>- Yaşam biçiminizi yeniden yapılandırın. Dengeli beslenme ve iyi yaşamı hayatınızın bir parçası haline getirin ve etrafınıza da bunu anlatın. Arkadaşınıza giderken pasta almak yerine, taze meyve sepeti veya zeytinyağ ürünlerinden bir sepet hazırlayabilirsiniz.</p>
<p>- Doymuş yağ tüketimini azaltın. Hayvansal besinlerin yağsız olanlarını seçin süt, yoğurt, peynir ve etlerin yağsız kısımlarını tercih edin.</p>
<p>- Günlük beslenmenizde süt, yoğurt veya ayrana yer verin. İçerdiği kalsiyum ve proteinin yanı sıra kilo kontrolünde de süt tüketimi çok önemli, her gün 1 -2 bardak tüketmiş olmaya gayret edin.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Çeşitli beslenin</span></strong></p>
<p>Çeşitli beslenin. Hiç bir besin tek başına mucizevi bir özelliğe sahip değildir ve hiçbir besin de tek başına suçlu değildir. Hedefiniz hep ölçülü beslenmek olsun. Bu nedenle, herkes için ortak bir diyet öneren “sihirli diyet”lerin sizi başarıya götüreceğine inanmayın. Her başarısız diyet uygulaması, vücutta zayıflamaya karşı direnç oluşturur ve bir sonraki diyet girişiminin başarısını azaltır. Bu sebeple, kilo almamaya özen gösterin ve fazla yediğiniz günlerin hemen ardından dengelemeye çalışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/dogru-beslenme.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk havalarda nasıl beslenmeli</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/soguk-havalarda-nasil-beslenmeli.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/soguk-havalarda-nasil-beslenmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 16:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1071</guid>
		<description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Diyetisyeni Melek Oğuzhan, soğuk havanın insan sağlığına olan olumsuz etkisini en aza indirmek için kış aylarında beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
Diyetisyen Melek Oğuzhan, soğuk havaların vücudun bağışıklık sistemini zayıflattığını, vücut direncini düşürerek hastalıklara yakalanma riskini artırdığını kaydetti. Soğuk havaların insan sağlığına olan olumsuz etkilerini en aza indirmek, bağışıklık sistemini güçlendirmek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Diyetisyeni Melek Oğuzhan, soğuk havanın insan sağlığına olan olumsuz etkisini en aza indirmek için kış aylarında beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p><strong><img class="size-full wp-image-1073 alignleft" title="saglik" src="http://www.diyetvakti.com/wp-content/uploads/saglik.jpg" alt="saglik" width="250" height="190" /></strong>Diyetisyen Melek Oğuzhan, soğuk havaların vücudun bağışıklık sistemini zayıflattığını, vücut direncini düşürerek hastalıklara yakalanma riskini artırdığını kaydetti. Soğuk havaların insan sağlığına olan olumsuz etkilerini en aza indirmek, bağışıklık sistemini güçlendirmek için kış aylarında beslenmeye daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Oğuzhan, karbonhidrat içeriği yüksek yağlı gıdalardan kaçınılması ve bağışıklık sistemini güçlendirecek besinlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>SEBZE VE MEYVE SOFRADAN EKSİK EDİLMEMELİ </strong></p>
<p>Diyetisyen Melek Oğuzhan, “Yaşantımızın her döneminde olduğu gibi soğuk havalarda da yeterli, dengeli beslenmekten vazgeçmemek gerekir. Bunun için C vitamininin önemli kaynağı olan sebze meyve tüketimi yeterli olmalıdır. Günde 3-5 porsiyon sebze tüketilmelidir. Öğle ve akşam yemeklerinde mutlaka sebze yemeği ve salata bulundurulmalıdır. Brüksel lahanası, taze biber, domates, karnabahar, ıspanak, maydanoz, tere, roka C vitamini açısından oldukça zengin tüketilebilecek sebzelerdendir. Günde 2-3 porsiyon meyve tüketilmelidir. Özellikle portakal, limon, mandalina, greyfurt olarak sıralayabileceğimiz turunçgiller C vitamini açısından zengin, bu mevsimde rahatlıkla bulunabilecek meyvelerdendir. Kış aylarında metabolizmayı güçlendirmek için antioksidan olarak görev yapan A vitamini, E vitamini yeterli alınmalıdır. Kırmızı et, balık, süt, yumurta, portakal, elma A vitamini bakımından zengin kaynaklardır. E vitaminini yeterli almak için haftada 2-3 kez kurubaklagil tüketilmeli, yemeklerde sıvı yağ kullanılmalı, yeşil yapraklı sebzeler ihmal edilmemelidir. Haftada 2-3 kez 4-5 adet fındık, 2-3 kez 2-3 adet ceviz tüketilmelidir. Deniz ürünleri, buğday, susam, badem, yağlı tohumlarda bulunan çinko minerali ile süt, et, mantar, deniz ürünlerinde bulunan selenyum vücut direncini artıran önemli minareler olup yeterince alınmalıdır” diye konuştu.<br />
Balığın omega-3 yağ asitleri ile bağışıklık sistemini güçlendirerek vücut direncini artırdığından haftada en az 2-3 kez tüketilmesi gerektiğini kaydeden Oğuzhan, “Yumurta, süt, yoğurt, peynir, et grubu gibi yüksek protein içeren gıdalar günde en az iki öğün tüketilmeli. Ayrıca zayıflayan vücut direncinin artırılması ve enfeksiyonlara karşı korunması için yoğurt tüketilmesinde fayda vardır. Kemik gelişimi için önemli olan D vitamini kaynağı olan güneşi daha az görmemiz sebebiyle de, balığı soframızdan eksik etmemeliyiz. Haftada en az 3 gün düzenli egzersiz yapılmalı, bireyler sağlık durumlarını da göz önünde bulundurarak, ıslanınca ısı yalıtımı özelliğini yitirmeyen, rüzgar ve soğuktan koruyucu uygun kıyafetlerle düzenli egzersiz yapmaya gayret etmelidir” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/soguk-havalarda-nasil-beslenmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sıvı Tüketmek</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/sivi-tuketmek.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/sivi-tuketmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 15:28:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1035</guid>
		<description><![CDATA[Sıvının insan vücuduna zararı yoktur, fazla sıvının ;eğer böbrek sağlığınızda bir problem yoksa aldığınız sıvı zaten vücudunuzdan atılacaktır. Hani su zehirlenmesi, yok efendim su sıcak içilsin, yemekle içilmesin, soğuk içilsin. Öyle bir şey yok, nasıl istiyorsanız, vücudunuz nasıl bir su içmeyi istiyorsa hangi aralıkta içmeyi istiyorsa bırakın için mide rahatsızlığınız yoksa. Mide hastalığınız varsa yemekle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıvının insan vücuduna zararı yoktur, fazla sıvının ;eğer böbrek sağlığınızda bir problem yoksa aldığınız sıvı zaten vücudunuzdan atılacaktır. Hani su zehirlenmesi, yok efendim su sıcak içilsin, yemekle içilmesin, soğuk içilsin. Öyle bir şey yok, nasıl istiyorsanız, vücudunuz nasıl bir su içmeyi istiyorsa hangi aralıkta içmeyi istiyorsa bırakın için mide rahatsızlığınız yoksa. Mide hastalığınız varsa yemekle birlikte suyun içilmesi ve soğuk su içilmesi sağlıklı bir şey değildir ;ama yoksa da problem yok.<br />
Diyet yaparken yiyemediklerimizi zayıfladıktan sonra yiyebilir miyiz?</p>
<p>Bir kere diyet ve rejim düşüncesini asla ön plana çıkarmayalım. Diyet yaparken yine ne istiyorsanız onu yiyeceksiniz. Zaman, zaman sıklıkla; tatlı mı istiyorsunuz, kebap mı istiyorsunuz, zeytin yağlı dolma mı istiyorsunuz, yiyeceksiniz. Kişi geldiği zaman önüne bir sürü seçenekleri sunuyoruz: zeytin yağlı dolmasından efendim böreğine kadar ;ama onun sıklığı çok önemli. Her gün o kötü olan besin öğelerini yada ilk etapta kötü demeyelim bir besin öğesine. Bizi kalorisi yoğun olan besin öğelerine yönlendiğimiz zaman, sıklığı çok fazla olursa; kilo verme hızımız düşecek. Seyrek olmak kaydıyla, o sevinen şeylerden de kilo verene kadar da uzak durmak hata olur. O belirli bir süre sonunda bir takım açlıkları özellikle duygusal açlığı körüklediği için 3 gün 5 gün dayanırsınız sonra kapınızı ardına kadar açarsınız. O nedenle yasak yok. Yiyin ama onu danışmanınız organize etsin, sıklığını çok iyi ayarlayın. Demek ki sonrasında da yenildiği gibi, kilo verirken de onlardan, o güzel yiyeceklerden mahrum olmayacağız ;ama her gün olmamak kaydıyla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/sivi-tuketmek.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışanların Yaptığı Beslenme Hataları</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/calisanlarin-yaptigi-beslenme-hatalari.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/calisanlarin-yaptigi-beslenme-hatalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2008 19:25:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1005</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle öğün atlama problemimiz var. En fazla öğün atlanabiliyor. Öğün atlanılmasını takiben çok hızlı yemek yenme izliyor bunu ikinci yanlış olarak. Üçüncüsü az su içmek. Suyun yerine başka şeyler koymak: çay, kahve meyve suyu, gazlı içecekler gibi. Dördüncüsü ara öğünlerin çok atlanması, özellikle ara öğünler yerine, abur cubur alışkanlığının alması. Beşincisi de ve bence bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle öğün atlama problemimiz var. En fazla öğün atlanabiliyor. Öğün atlanılmasını takiben çok hızlı yemek yenme izliyor bunu ikinci yanlış olarak. Üçüncüsü az su içmek. Suyun yerine başka şeyler koymak: çay, kahve meyve suyu, gazlı içecekler gibi. Dördüncüsü ara öğünlerin çok atlanması, özellikle ara öğünler yerine, abur cubur alışkanlığının alması. Beşincisi de ve bence bu da çok önemli; genellikle ikindi kahvaltısı diye nitelendirdiğimiz ve en fazla bizim acıktığımız zaman dilimi olan saat 5 gibi yemekler de daha doğrusu ara öğünde çok fazla tatlı yada pasta, kek, çörek tarzı şeylere yönelinmesi ve bu öğünde yenilen yiyeceğin akşam yemeğini ertelemesi yada akşam yemeğini çok yanlış bir yemekle değiştirilmesine neden oluyor. Yemiyorlar evlerine gidince çalışan kişiler geç gittiklerinde sonra gece yarısı işte saat 11’e 10’a doğru bir sandviç yapıp yanında da işte içilmemesi gereken şeyler içip yatıyorlar. En çok çalışan insanların yaptığı yanlış bu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/calisanlarin-yaptigi-beslenme-hatalari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi Besinleri kullanmalıyız</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/hangi-besinleri-kullanmaliyiz.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/hangi-besinleri-kullanmaliyiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2008 19:22:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Vitaminler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1003</guid>
		<description><![CDATA[Hasta olmadan kendi bağışıklık sistemimizi arttırmamız lazım bu çok önemli. En önemli bağışıklık sistemi arttırıcı şeylerden biri “probiyotikler” . Probiyotikler çoğu insan için çok duyulmuş bir şey değil. Probiyotikler bizim kalın bağırsağımızda yaşayan yararlı bakteri oluşumları ve bizim vücudumuzda idealde %80 oranında iyi bakteri, %20 oranında kötü bakteri olması lazım ;ama ne yapıyoruz biz? Mesela [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hasta olmadan kendi bağışıklık sistemimizi arttırmamız lazım bu çok önemli. En önemli bağışıklık sistemi arttırıcı şeylerden biri “probiyotikler” . Probiyotikler çoğu insan için çok duyulmuş bir şey değil. Probiyotikler bizim kalın bağırsağımızda yaşayan yararlı bakteri oluşumları ve bizim vücudumuzda idealde %80 oranında iyi bakteri, %20 oranında kötü bakteri olması lazım ;ama ne yapıyoruz biz? Mesela bir antibiyotik alıyorsunuz dişiniz için yada herhangi bir sağlık probleminiz için doktorunuz size antibiyotik veriyor. Antibiyotik nedir bakteri öldürücü bir ilaçtır ;ama iyi bakteriler, kötü bakteriler diye ayırmaz vücudunuzda ve bütün iyileri de,  kötüleri de öldürür. Onun için bir antibiyotik tedavisinden sonra vücudumuzda bağışıklık sistemimiz çok güçsüz olur. Yani probiyotiklerimiz çok az olur.<br />
Alkol alıyorsak, kötü besleniyorsak, taze meyve, sebze yemekte çok ısrarcı değilsek vücudumuzdaki probiyotinlerin yaşama şansı çok az. Onun için bu probiyotikleri arttırmak için bizim probiyotik destekleri almamız lazım. Artık bunlar Türkiye’de var; yani vücudunuzda zaten olan bakterileri çoğaltmak için günlük muhakkak bağışıklık sistemi için her gün en az bir tane probiyotik desteği almanızı tavsiye ediyoruz. Bu probiyotikleri alın ve hasta olmayın diyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/hangi-besinleri-kullanmaliyiz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
