<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Diyet, Zayıflama, diyet programı, ender saraç &#187; Diyet Genel</title>
	<atom:link href="http://www.diyetvakti.com/category/diyet-genel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.diyetvakti.com</link>
	<description>Şimdi Diyet Yapmanın Tam Vakti</description>
	<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 18:18:54 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kilo Aldıran 10 Diyet Yalanı</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/kilo-aldiran-10-diyet-yalani.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/kilo-aldiran-10-diyet-yalani.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 14:11:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1076</guid>
		<description><![CDATA[Pinokyo yalan söylediği zaman, burnu uzadı. Diyetiniz ile ilgili kendinize yalan  söylediğinizde, bu sizin burnunuzu uzatmayacak ancak bedeninizi  genişletecek.
1. Yemeyi hak ettim
Kendi kendini  sabotaj etmenin klasik bir örneğidir. Tam olarak, neyi hak ediyorsunuz? Biten  bir ilerlemeyi? Daha kalın baldırları mı? Yiyeceklerle kendi kendine meditasyon,  her zaman perişan bir duygubırakan, öğrenilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pinokyo yalan söylediği zaman, burnu uzadı. Diyetiniz ile ilgili kendinize yalan  söylediğinizde, bu sizin burnunuzu uzatmayacak ancak bedeninizi  genişletecek.</p>
<p><strong>1. Yemeyi hak ettim</strong><br />
Kendi kendini  sabotaj etmenin klasik bir örneğidir. Tam olarak, neyi hak ediyorsunuz? Biten  bir ilerlemeyi? Daha kalın baldırları mı? Yiyeceklerle kendi kendine meditasyon,  her zaman perişan bir duygubırakan, öğrenilen bir davranıştır. Bunun yerine iyi  bir antremanda veya yeni koşu çorabı gibi şımartıcı şeyler gibi yiyeceksiz  mükafat sistemi oluşturun. Yiyecek yatıştırmaları duyularını derece derece  değiştirme üzerinde yoğunlaşın. Uyuşukluk etkisi kısa sürelidir fakat sonuçları  üzücü bir şekilde sürüp gider.</p>
<p><img class="size-full wp-image-1078 alignleft" title="kahvalti" src="http://www.diyetvakti.com/wp-content/uploads/kahvalti.jpg" alt="kahvalti" width="262" height="196" /><strong>2. Sabah kahvaltılarını atlayarak  kalorimi korudum</strong><br />
Atlanan sabah kahvaltıları, metabolizmanızı düşürür  ve bu da yediğiniz bir sonraki öğünde daha çok yersiniz. Sağlıklı bir sabah  kahvaltısını atlamanız, cipsleri mideye indirme ve öğleden önce dalma serbest  ruhsatını size vermez. Bazı çerezler, 1500+ kaloriye sahiptir. Düzenli olarak  veya sıklıkla bunları yemek, kan şekeri seviyenizi ve kızgınlık hissinizi tutar.</p>
<p><strong>3. Ufak bir yiyecek serbest! </strong><br />
Serbest atıştırma  yanıltıcıdır. Ofiste 500 kalorilik küçük tatlı veya ekmek, pahalıya mal olur.  Dahası, yiyecek serbest olduğunda, alt ortalama standartlar oluşturulması  gerekir. Bayat mı? Ayıklanmış mı? Bunlara dikkat etmeden yiyorsanız  yanılıyorsunuz.</p>
<p><strong>4. Genellikle yiyeceği ve aşkı reddetmek  zordur</strong>.<br />
Anneniz veya arkadaşınız bir yemek sunduğu zaman, aç  olmasakta o yemeği kabul etmeniz gerektiği hissine kapılırız. Bu durum eğer  sıklıkla ortaya çıkıyorsa; kibarca geri çevirmenizde bir sakınca yok. Biraz  kurnazlık ve incelik gerektiren durumlarda, şu an tok oluğunu ve sadece göz  hakkı için bir parça tadına bakabileceğinizi ısrar ederken kabul edin.  Niyetinizi belli ederseniz, pastanın koca bir dilimini silip süpürmek zorunda  kalmanız ihtimalide muhtemelen azalır.</p>
<p><strong>5. Mısır, sosis olmadan  her şey aynı değildir.</strong><br />
Yeni bir alışkanlı yaratın ve kalıcı yapmak  için uğraşın. Kendi patlamış mısırınızla sinemaya gidin. Birşey yemeden iki saat  boyunca kalarak kendinizle gurur duyun. Yeni bir alışkanlık oluşturunca, bu  alışkanlıkları davranış haline getirirsiniz ve yeni bir alışkanlık olana kadar  tekrar edersiniz.</p>
<p><strong>6. Süper beden olmak ve korumak</strong><br />
Yiyeceklar kısıtlı değildir.  Yarım porsiyonun tam fiyatını ödüyorsanız; kendinize karşı doğru davranmanızdan  mutlu olun. Daha az için çok ödeyin.</p>
<p><strong>7. Savurganlık  olmamalı</strong><br />
Yiyecekleri atmak kolay gelmiyor ancak mideyi çöp tenekesi  olarak kullanan çok kişi var. Tadı güzel olmamasına rağmen kaç çikolata ve çerez  yediniz? Doymanıza rağmen tabağınızdaki yemeği kaç kere bitirdiniz?Aşırı yemek,  kalan yiyecekleri atmak gibi müsrifliktir.</p>
<p><strong>8. Her parti  bahaneniz olmasın<br />
</strong>Her bir araya gelme yemek yemek için bir bahane  midir? Yiyecek yakıttır, parti hilesi değil. Yiyecek veren kimseden ziyade  konuşmalara ve arkadaşlıklara odaklanın. Belki bu ortamda bir yastıkta  yaşlanacağınız biriyle tanışabilirsiniz.</p>
<p><strong>9. Bir kereden bir şey  olmaz.</strong> Şeytan ayrıntılarda gizlidir. Bir günde 100 kalori, bir yılda ek  10 kg&#8217;a dönüşür. Bahaneler üzerine çaılşmaları denemek yerine, enerjinizi test  etmeye yöneltin, sadece bir kere tatmak duygularınızı bastırmasada ucunda zayıf  kalmak ödülünüzdür.<br />
<strong><br />
10. Doğru yemek yemek çok komplike ve çok  pahalıdır.</strong> Özellikle tembel hissettiğimizde, bu küçük palavra, bir  torba cipse karşı bir elmanın ve yoğurtun maliyetini ağırlaştırana kadar, makul  görünür. Ucuz kararlar sonucu olarak yağ artışını eritmede diğer bir eğitim  sezonunu için ihtiyaçları çıkararak ne kadar para biriktirirsiniz. En sevdiğiniz  ucuz 20 yiyeceğin listesini yapın ve tutumlu hissettiğinizde bu listeyi  kullanın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/kilo-aldiran-10-diyet-yalani.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikten Önce Diyet</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/hamilelikten-once-diyet.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/hamilelikten-once-diyet.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 20:25:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1068</guid>
		<description><![CDATA[Hamile kalmayı planlıyorsanız ve fazla kilonuz varsa, kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için yapmanız gerekenleri uzman diyetisten Dilara Koçak yazdı&#8230;
Hamile kalmayı planlıyorsanız ve fazla kilonuz varsa, kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için dengeli beslenerek, yavaş kilo vermelisiniz. Çünkü hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı kesinlikle önerilmiyor
Hem bebeğiniz hem de sizin için yeterli ve dengeli beslenmek hamilelik boyunca tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamile kalmayı planlıyorsanız ve fazla kilonuz varsa, kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için yapmanız gerekenleri uzman diyetisten Dilara Koçak yazdı&#8230;</p>
<p>Hamile kalmayı planlıyorsanız ve fazla kilonuz varsa, kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için dengeli beslenerek, yavaş kilo vermelisiniz. Çünkü hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı kesinlikle önerilmiyor</p>
<p>Hem bebeğiniz hem de sizin için yeterli ve dengeli beslenmek hamilelik boyunca tek hedefiniz olmalı. Eğer planlı bir gebelik ise ve fazla kilonuz varsa kendiniz ve bebeğiniz için depolarınızı dolu tutacak şekilde yavaş kilo verip dengeli beslenme prensipleri çerçevesinde kendinizi tabii ki daha uygun ağırlıkla hamileliğe hazırlayabilir-siniz. Ancak hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı besin öğeleri açısından yetersiz bir diyet kesinlikle önerilmez.</p>
<p>Et, süt, meyve, sebze, tahıl ve ekmek besin gruplarından yeterli ve dengeli tüketmeniz, hamilelik döneminde artan besin öğesi gereksiniminizi karşılamanın en kolay ve zahmetsiz yoludur. Bebeğinizin gelişimini sağlayabilmek için ünlük almanız gereken enerji miktarına 300 kalorilik bir enerji ilavesi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Böylelikle gereksinimlerinizi karşılamış ve sağlıklı olan düzeyde, vücut ağırlığındaki artışı sağlamış olursunuz.<img class="size-full wp-image-1069 alignright" title="hamile1" src="http://www.diyetvakti.com/wp-content/uploads/hamile1.jpg" alt="hamile1" width="250" height="375" /></p>
<p><strong>Hamilelik öncesi diyet yanlış mı?</strong></p>
<p>Hamilelik döneminin anne ve bebek açısından sağlıklı geçmesi, yeterli ve dengeli beslenme ile ilişkilidir. Bu dönemde anne hem kendi ihtiyaçlarını hem de bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Bu nedenle eğer anne adayı kilolu ise gebelik öncesi yetersiz ve dengesiz diyet uygulamalarıyla depolarının boşalmasına neden olabilir. Bu dönemde anne adayı için program, beslenme biliminin ilkelerine uygun olarak bir diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır. Kilolu olarak gebeliğe başlanması anne adayında gestasyonel diyabet riskini doğurabilir. Bu duruma bağlı olarak kan basıncında artış ve 4,5 kg üstünde doğum gelişebilmektedir. Aynı zamanda zor ya da maalesef ölü doğum gelişmesi de söz konusudur.</p>
<p><strong>Kilolu hamile kalan anne adayları diyet yapabilir mi?</strong></p>
<p>Gebeliğe fazla kilo ile başlandıysa, ilk üç ay alınan kaloriyi çok fazla artırmaya gerek yoktur. İlk üç ay kilo almamak sorun yaratmaz. Ancak ağırlık kaybına neden olabilecek davranışlarda bulunmak veya ağırlık kazanımını katı bir şekilde sınırlandırmak da gebelik dönemi için uygun bir davranış değildir.</p>
<p><strong>Anne diyet yaparsa bebek de zayıflar mı?</strong></p>
<p>Uygun ağırlık kazanımı bebeğin doğum ağırlığını etkileyecektir. Eğer vücut ağırlığındaki artışı uygun olmayan şekilde sınırlandırırsanız, bebeğinizin düşük doğum ağırlığı ile doğmasına, yeterli olarak gelişimini tamamlayama-masına sebep olabilirsiniz. Bebeğin 2,8 kilodan düşük ağırlıkta doğması, daha fazla ağırlıkta doğan bebeklere göre, hastalıklar açısından zayıf olmasına yol açmaktadır.</p>
<p><strong>Hamilelikte diyet yapılır mı?</strong></p>
<p>Bebek, anne rahminde annenin yedikleriyle beslenir, büyür ve gelişir. Gebelik süresince sağlıklı bir bebeğin gelişimini sağlamak için çoğu besin öğesinin gereksinimi artmaktadır. Bu nedenle hamilelikte beslenme çok büyük önem taşımaktadır. Anne adayı bu dönemde diyet yapmaktan kaçınmalı. Onun yerine yeterli ve dengeli beslenerek, planlı hareket ederek, fiziksel aktivitesini uygun düzeyde tutarak hem bebeğinin gelişimine katkıda bulunur, hem de sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirir. Gebelik döneminde 9 -12 kg ağırlık kazanımı normaldir, ancak gebeliğe fazla kilo ile başladıysanız 7 - 8 kg ile gebeliği tamamlamak da mümkün olabilir. Eğer ikiz bebek bekliyor-sanız ortalama 17 - 22 kg ağırlık kazanımı normaldir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">HAMİLELİK DÖNEMİ İÇİN ÖNEMLİ BESİN ÖĞELERİ</span></strong><br />
<strong><br />
Protein</strong></p>
<p>Proteinler bebeğin büyüme ve gelişmesinin sağlanması için de gereklidir. Hamileler için günlük alınması önerilen protein miktarı 60 - 70 gramdır. Eğer günde 3-4 porsiyon protein içeren süt, yoğurt, peynir ve de 120-150 gram kırmızı et, tavuk veya balık tüketiyorsanız, bu ihtiyacınızı karşılıyorsunuz demektir. Bebeğin beyin gelişimi için haftada iki kez balık tüketin.</p>
<p><strong>Demir</strong></p>
<p>Demir; yumurta, et ve türevleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kuru meyvelerde bulunur. Gebelikteki demir ihtiyacını yeterli miktarda sağlamak zordur. Çünkü etkin bir şekilde emilimi sağlanamaz. Bu nedenle demirden zengin bir diyete ek olarak, hekiminizin verdiği demir takviyesini kullanmanız gerekir. Bu takviyelerin en iyi şekilde emilimini sağlamak içinse, yemeklerle birlikte değil, aç karnına veya meyve suyu ile alınması önerilmektedir.</p>
<p><strong>Kalsiyum</strong></p>
<p>Gebelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun yeterli miktarda alınması, bebeğin iskelet yapısını geliştirdiği gibi, annenin de kemik kütlesini korumasına yardımcı olur. Süt, yoğurt, peynir, pekmez, fındık, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler zengin kalsiyum kaynağıdır.</p>
<p><strong>Çinko</strong></p>
<p>Bebeğinizin hücre büyümesinde ve beyin gelişiminde çinkonun önemli bir rolü vardır. Kırmızı et, deniz ürünleri, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve yağlı tohumların tüketilmesi, çinko alımı için gerekli besinlerdir. Fazla miktarda alınan demir çinkonun emilimini engelleyebildiğinden, uzmanınızın önerdiği dozda demir takviyesi kullanmanız gerekir.</p>
<p><strong>Folik asit</strong></p>
<p>Folik asit kaynakları; koyu yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, et, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve tahıllar olarak sıralanabilir. Folik asidin yetersiz alımı ile düşük doğum ağırlıklı bebekler, nöral tüp defektleri ve annede magaloblastik anemi oluşabilir. Folik asit kaynağı olan besinlerin tüketiminde pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Gebelikte folik asit ihtiyacı belirgin şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Anne adaylarının gebe kalmadan en az bir ay önce folik asit kullanımına başlaması önerilmektedir.</p>
<p><strong>B12 Vitamini</strong></p>
<p>Gebelik sırasında DNA sentezinin yapılabilmesi için B 12 vitaminine ihtiyaç vardır. Bu vitamin süt, yoğurt, yumurta, peynir ve et gibi hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Hatalı hazırlama ve pişirme yöntemleri, B12 vitamininin vücutta kullanılmasını engeller.</p>
<p><strong>Milliyet Cafe</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/hamilelikten-once-diyet.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Korse zayıflatır mı, kestane şişmanlatır mı?</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/korse-zayiflatir-mi-kestane-sismanlatir-mi.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/korse-zayiflatir-mi-kestane-sismanlatir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 13:28:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1056</guid>
		<description><![CDATA[Herkesin birkaç kilo fazlası vardır ve herkesin aklında da kilo vermeye ve  sağlıklı beslenmeye dair sorular. İşte bunların birkaçına değiniyoruz sizler için

Kestaneyi çok seviyorum ancak bildiğim kadarıyla kalori bakımından düşük  değil. Günde kaç tane yiyebilirim?
Kestane karbonhidrat acısından  zengindir. Üç kestane ortalama bir ince dilim ekmeğe eşittir. Günlük  diyetinizdeki ekmek yerine tüketebilirsiniz.
Kuşburnu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Herkesin birkaç kilo fazlası vardır ve herkesin aklında da kilo vermeye ve  sağlıklı beslenmeye dair sorular. İşte bunların birkaçına değiniyoruz sizler için</strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong>Kestaneyi çok seviyorum ancak bildiğim kadarıyla kalori bakımından düşük  değil. Günde kaç tane yiyebilirim?</strong></p>
<p>Kestane karbonhidrat acısından  zengindir. Üç kestane ortalama bir ince dilim ekmeğe eşittir. Günlük  diyetinizdeki ekmek yerine tüketebilirsiniz.</p>
<p><img class="size-full wp-image-1057 aligncenter" title="kusburnu" src="http://www.diyetvakti.com/wp-content/uploads/kusburnu.jpg" alt="kusburnu" width="179" height="134" /><strong>Kuşburnu ya da şeftali  gibi bazı meyve çayları çok lezzetli oluyor. Bu tip çaylar kalori açısından  yüksek midir?</strong></p>
<p>Şeker ilave edilmediği sürece bitki çayları kalori  içermez eğer kalorisiz ama lezzetli olmasını istiyorsanız seker yerine  tatlandırıcı ekleyebilir, limon sıkabilir, taze nane veya fesleğen ile kendi  aromalı çaylarınızı da yaratabilirsiniz.</p>
<p><strong>Egeli olup da Egeli gibi  beslenmeyen, kebaba, köfteye, ekmek arası sandviçlerin lezzetine doymayan  biriyim. Düşük de olsa şekerim var. Zaman zaman sebze yiyorum; ancak doymuyorum.  Sebzeyle nasıl doyabilirim öğrenmek istiyorum. </strong></p>
<p>Uzun aralıklarla  beslenmeniz, sağlıklı besinler seçmenizi ve uygun porsiyonlarda besin  tüketmenizi önler. Sağlıklı beslenme karın doyurmak değildir. Vücudun ihtiyacı  olan besin öğelerini, vücudunuzun ihtiyacı olan miktarlarda, değişik besinlerden  sağlayarak sağlıklı beslenebilirsiniz.</p>
<p>Sebzeyi karın doyurmak için değil,  sağlıklı beslenmenin bir parçası olduğu için tüketmeniz gerekir. Kilo vermeniz  kan şekeri kontrolünüzün sağlanmasına yardımcı olur. Uzman bir diyetisyenden  destek almanızı öneririm.</p>
<p><strong>Kış meyve ve sebzelerinden hangileri  antioksidan özelliği taşıyor?</strong></p>
<p>Nar, kış aylarının en iyi meyvesidir  bununla birlikte kivi, portakal ve mandalina da C vitamini acısından önemlidir.  Nar önemli miktarda da potasyum, lif, C ve A vitamini ve niasin içerir. Ayrıca  <strong>nar</strong>, kış aylarında bağışıklık sistemini de güçlendirdiği için gribe karsı  koruyucu olarak tüketilmesi gerekir. Küçük boy bir narın yarısı bir porsiyon  eder.</p>
<p><strong>Portakal</strong>, C vitamininin yanı sıra B vitamini, potasyum,  kalsiyum, magnezyum da içerir, içerdiği vitamin ve antioksidanlar sayesinde de,  kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini engeller. <strong>Mandalina</strong>,  içerdiği zengin ve doğal C vitaminiyle, bedenimizin hastalıklara karşı direnme  gücünü arttırır. Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye  yardımcı olur. Bir porsiyon meyve karşılığı olarak; iki küçük mandalina  tüketilebilir.</p>
<p><strong>İrademi güçlendirmek için ne yapsam?</strong></p>
<p>Beynin yüzde 60&#8242;ı yağdan  oluşur ve hücre yapısının temel öğesi omega-3&#8242;tür. Genel beslenme içinde omega 3  ve omega 6 arasında denge olması önemlidir. Çünkü iki yağ asidi yarış  halindedir. Endüstrileşme ve besin sanayinin hazır gıdayı tetiklemesi eskiye  göre son 30-40 yılda omega 6 alımını arttırdı. Bu yüzden beyni besleyen  yiyecekler konusunda daha dikkatli olunması gerek, özellikle de çocukların beyni  için ihtiyacınız olan beş kritik öğe var;</p>
<p><strong>Glikozunuzu dengeleyin:</strong> Beyniniz için gereken yakıt. <strong>Temel yağlar:</strong> Beyninizin &#8220;yağını&#8221;yeterli  tutmak ıcın. <strong>Fosfolipidler:</strong> Hafıza molekülleri beyninize güç verir.  <strong>Amino asitler:</strong> Beynin habercileridir ve iletileri sağlar. <strong>Akıllı  besinler:</strong> Zihninizin &#8220;ince ayarını&#8221;yapan vitamin ve mineraller  içerir.</p>
<p><strong>Arkadaşlarım çok fazla su içmenin zararlı olduğunu söylüyor.  Gerçekten çok su içmek zararlı mı?</strong></p>
<p>Vücutta normal koşullarda idrar,  ter, solunum ve dışkıyla günde yaklaşık 2,5 litre sıvı kaybı olur. Bu nedenle  vücuttan atılan sıvıyı yerine koyabilmek için günde 2,5 litre yani 8-10 bardak  suya veya su içeren gıdalara ihtiyacımız vardır. Bu nedenle su içmek için susama  hissini beklemek yerine su tüketimini alışkanlık haline getirip gün boyu sık sık  içmek gerekir. Vücutta sıcaklık arttığında, enfeksiyon olduğunda, diüretik  (idrar söktürücü} ilaçlar kullanıldığında sıvı atımı artacağı için sıvı  gereksinimi de arlar. Ayrıca vücudun yağ oranı arttıkça su gereksinimi de  artar.</p>
<p>Eğer kişinin yukarıdaki miktarda su alımının atımında bir sıkıntı  yoksa günlük su tüketiminin maksimum dozu ortalama üç litreyi geçmemelidir.  Özellikle böbrek fonksiyonlarında bozukluk olan kişilerin su alımını ve atımını  kontrol etmeleri gerekmekir.</p>
<p><strong>Sorunum kalçam ve bacaklarımın şişman olması. Yüklü  bir ücret ödeyip zayıflatıcı korselerden aldım. Bu korseyi iki ay boyunca her  gün sekizer saat giyinmem gerekiyormuş. Giyindim. Aşırı terleme yapıyor ve  sürekli nemli bir ortam oluşturuyor. Rahatsız oldum. Bu tür korselerin gerçekten  yararı var mı?</strong></p>
<p>Şişmanlık, vücutta yağ birikiminin artmasıdır.  Normalin üzerinde bulunan yağ dokusunun azalması için yapılması gereken,  tükettiğiniz enerjiyi azaltmak, harcadığınız enerjiyi arttırmaktır. Vücut enerji  harcamasını üç yolla gerçekleştirir:</p>
<p>l- Fiziksel aktivite ile,<br />
2-  Vücuda alınan besinlerin kullanılması esnasında,<br />
3- Dinlenme ve uyku halinde  vücudun çalışması esnasında.</p>
<p>Kullanmış olduğunuz korse, vücut yağ  birikimini azaltacak bir şekilde enerji harcamasını sağlamaz. Aşın terleme ile  vücuttan atılan sudur. Terlemenin sürekliliği ve vücut hijyenine dikkat  edilmemesi mantara yol açabilir. Obezite ciddi bir sağlık sorunu. Kendi  kendinize çözüm aramak yerine hekim ve diyetisyene danışmanızı öneririm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/korse-zayiflatir-mi-kestane-sismanlatir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo Almaya Karşı ‘B Planı’</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/kilo-almaya-karsi-%e2%80%98b-plani%e2%80%99.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/kilo-almaya-karsi-%e2%80%98b-plani%e2%80%99.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2008 17:15:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1041</guid>
		<description><![CDATA[Kilo felaketine karşı doğada ‘ b planı’  var! Yağlar  bedende stok
yapıp  kendini korumaya  alırken,  bu biyolojik plana karşı çaresiz
kalıyoruz. Diyetlerle zayıflayamayan kadınlar şimdi doğadaki &#8220;b planını&#8221;
uyguluyor.   Bazı özel bitki karışımları ve onların saf özleri ile
hayata geçen doğal plan, kilo felaketine dur diyor.
Rejim ve diyet listeleri büyük bir bilgi kirliliği yarattı. Farklı
yaşlarda herkesin  sorunu olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kilo felaketine karşı doğada ‘ b planı’  var! Yağlar  bedende stok<br />
yapıp  kendini korumaya  alırken,  bu biyolojik plana karşı çaresiz<br />
kalıyoruz. Diyetlerle zayıflayamayan kadınlar şimdi doğadaki &#8220;b planını&#8221;<br />
uyguluyor.   Bazı özel bitki karışımları ve onların saf özleri ile<br />
hayata geçen doğal plan, kilo felaketine dur diyor.</p>
<p>Rejim ve diyet listeleri büyük bir bilgi kirliliği yarattı. Farklı<br />
yaşlarda herkesin  sorunu olduğu için bu konuda gelen bilgiler de artıyor.<br />
Kimi gram gram ölçülerle beslenme planı çıkarıp, günde 5 litre su<br />
içmeye davet ediyor. Kimi öğle yemeğinde bir kaşık sebze  öneriyor. 1<br />
tane grisini ile bir öğünün  geçiştirilmesini  isteyenler de var.  Oysa<br />
kadın, ergen ve yetişkin  için üretilen bu  &#8221;farklı&#8221; diyetler genellikle<br />
çözüm getiremiyor. Zaten yapılan bir araştırma da (İsveç’teki<br />
Karolinska Enstitüsü’nde gerçekleştirilmiş) diyetin yağ hücrelerini<br />
yok etmediğini ortaya çıkarmış.  Bunlara bel bağlayanların uğradığı<br />
hayal kırıklığı artık gözleri  daha ayağı yere basan araştırmalara<br />
ve çözümlere çevirdi.</p>
<p>Size,  yeni bir yıla ince, güzel ve formda girmek  &#8221;kilo felaketine  karşı<br />
B planı&#8221; diye adlandırdığım bir çözümden söz edeceğim. Herbalium<br />
(www.herbalium.net) adlı doğal bitkiler merkezimizde kilo sorunlarına<br />
karşı  çözümüm  yeşil renkte. Kaynağını ise doğadan ve  topraktan<br />
alıyor.</p>
<p>Düşük kalorili diyetlerin, bıraktıktan bir süre sonra geriye dönüşü<br />
önlemedikleri bir gerçek. Bütün bunlardan dolayı kalıcı çözüm<br />
üretilemiyor. Kahvaltıyla kibrit kutusu kadar peynir  ve bir bardak şekersiz<br />
çayla yetinerek, metabolizmayı yavaşlatma, incelme çabalarına girişenler,<br />
en küçük fırsatta tekrar şişmeye başlıyorlar.  Bizer &#8220;yağların<br />
yakılması&#8221;  formülleri üzerine çalışıyoruz.</p>
<p>Diyetler bumerang gibi<br />
Kilo alma nedenleri  çok çeşitli: Bir ameliyattan sonra alınan kortizonlu<br />
ilaçlardan sonra gelen kilolar, hamilelikle birlikte gelen kilolar..<br />
Sıkıntıdan TV karşısında sürekli birşeyler atıştırmaktan dolayı<br />
genişleyen bedenler için farklı çözümler geliştiriliyor. Çünkü<br />
kilonun asıl kaynağı olan yağlardan kurtulma arzusu, yöntemleri de<br />
çoğaltıyor. Bir çok kadın onları &#8220;Liposuction&#8221; gibi bir yöntemle yok<br />
etme çabasında. Ne var ki kalıcı olmadıktan sonra bumerang gibi sonra<br />
tekrar geri geliyorlar yağlar .  Son yıllarda gerçek çözümler &#8220;doğa<br />
baba&#8221;dan alınıyor. Bazı bitkilerin  kabuklarından ve meyvelerinden elde<br />
edilen tozlar ve  özler kiloları eritmeye çare oldu.  Çünkü doğal<br />
özleri sayesinde yağlar eriyor ve yağ hücrelerinin stoklanması<br />
engelleniyor..</p>
<p>Bu yöntem bana göre bir anlamda vücuttaki  yağların mum gibi erimesi<br />
demek.   Bu uygulamada kulllanılan öğütülmüş doğal yaprak  ve bitki<br />
özleri aynı zamanda  vitaminler ve mineraller içeriyor. Bu çözüm<br />
yağların kalıcı olarak yakılmasından söz ediyor. Peki yağ<br />
metabolizması nasıl etkileniyor? Kilo vermenin en önemli noktalardan birisi,<br />
kandaki yağların yakılması.</p>
<p>Vücuttaki yağlılık hücrelerini azaltan bu uygulama su, yağ ve toksinlerin<br />
vücuttan (idrarla) atılmasını sağlıyor.<br />
Farklı bitkisel içeriklerin  harmanlanmasıyla elde edilen  karışım<br />
öğütülüyor. &#8220;İncelmenin b  planı&#8221;nda ikinci sayfada  ise doğada yağ<br />
yaktığı tespit edilen özler var. İkisi birlikte  bedendeki  kiloları<br />
kalıcı olarak gideriyor.<br />
Bitki Uzmanı<br />
Volkan Kurt<br />
<a href="mailto:volkankurt2006@mynet.com">volkankurt2006@mynet.com</a><br />
0216 456 64 94</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/kilo-almaya-karsi-%e2%80%98b-plani%e2%80%99.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Alınan Kilolar</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/dogum-sonrasi-alinan-kilolar.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/dogum-sonrasi-alinan-kilolar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 16:24:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1027</guid>
		<description><![CDATA[Doğum sonrası hanımefendinin en büyük endişesi burada yatıyor. Hele normal doğum yapmadıysa, sezaryenle doğum yaptığı zaman oradaki sinir uçları da kesildiği için kasları da olumsuz etkilediğinden dolayı, ne kadar bilinçli ve düzenli egzersiz yapsa da normal doğun yapan bir hanımefendiye nazaran toparlama şansı daha az olur. O nedenle tabi ki her ikisinin artısı farklı, normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum sonrası hanımefendinin en büyük endişesi burada yatıyor. Hele normal doğum yapmadıysa, sezaryenle doğum yaptığı zaman oradaki sinir uçları da kesildiği için kasları da olumsuz etkilediğinden dolayı, ne kadar bilinçli ve düzenli egzersiz yapsa da normal doğun yapan bir hanımefendiye nazaran toparlama şansı daha az olur. O nedenle tabi ki her ikisinin artısı farklı, normal doğumun artısı farklı, öbür doğumun artısı farklı ;ama toparlanma riski daha üst boyutlarda oluyor sezaryen doğumu yapanlar. Her şeyden önce doğuma girmeden önce, o bölgedeki kasları çok iyi güçlendirirse hem bebeğin sağlığı hem annenin daha sağlıklı bir doğum yapmasına katkı sağlıyor ve hamilelik sonrası fazla olan kilolar karın bölgesinde ki yağların azalıp, oradaki kasların daha çabuk güçlenmesi açısından da ona katkı sağlıyor. Yani ben doğum sonrası düzenli egzersiz yapacağım, orayı toparlayacağım düşüncesinden önce, hamileliğe girmeden önce ve hamilelik sırasında o bölgeyi güçlendirecek egzersizleri yaparsa çok daha yararlı olacak. Sonrasındaki olumsuz etkenleri ortadan kaldırma açısından.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/dogum-sonrasi-alinan-kilolar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
