<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Diyet, Zayıflama, diyet programı, ender saraç &#187; kilo vermek</title>
	<atom:link href="http://www.diyetvakti.com/category/kilo-vermek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.diyetvakti.com</link>
	<description>Şimdi Diyet Yapmanın Tam Vakti</description>
	<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 18:18:54 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kalça Bölgesindeki Yağlanmalar</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/kalca-bolgesindeki-yaglanmalar.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/kalca-bolgesindeki-yaglanmalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 14:32:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1021</guid>
		<description><![CDATA[Hanımefendilerin en çok problemlerinden biri de kalça basen bölgesindeki, bu da genellikle genetik yapıdaki olumsuzluklardan dolayı kadınların hormonları östrojen hormonu genellikle kalça bölgesindeki yağlanmaya daha fazla müsait oluyor. Gerçi kalça, karın ve bel bölgesindeki bu yağlanmalar Allah’ın verdiği bir şansta hanımefendilere, “pelvisleri” geniş olduğu gibi biz erkeklere nazaran oradaki yağlanma daha fazla oluyor ki, anne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hanımefendilerin en çok problemlerinden biri de kalça basen bölgesindeki, bu da genellikle genetik yapıdaki olumsuzluklardan dolayı kadınların hormonları östrojen hormonu genellikle kalça bölgesindeki yağlanmaya daha fazla müsait oluyor. Gerçi kalça, karın ve bel bölgesindeki bu yağlanmalar Allah’ın verdiği bir şansta hanımefendilere, “pelvisleri” geniş olduğu gibi biz erkeklere nazaran oradaki yağlanma daha fazla oluyor ki, anne çocuğunu dünyaya getirirken o yağlar artı bir avantaj sağlıyor. Kadınla erkeğin faklılığı bu. Bir kadının dümdüz bir kalçası olması bu da bir hoş değildir. Genetik farklılığımız bu ;ama aşırı bir yağlanma söz konusuysa orda da yine problem var. Yine kalçayı eriten sihirli bir beslenme modeli asla yok ;ama oraya yönelik özellikle yürüyüşler, yürürken kalçayı sıkıp bırakmalar. Oturduğumuz yerde lokal egzersizler dediğimiz: yine karnımızı her gün sadece mekik değil, çekip 2 saniye tutup bırakırsak, 30 tekrar yaptığımız zaman karın altındaki o kasları güçlendirdiği gibi kalça içinde, herkes oturduğu yerde kalçasını sıkıyor, 2 saniye tutup bırakıyor. Her gün düzenli olarak bir 30 tekrar yaptığınız zaman, televizyon seyrederken, otururken, yürürken oradaki kalçanın sarkmasını da önlüyoruz. Yağlar azaldığı zaman oradaki kası güçlendirmediğimiz sürece o kalçadaki deformasyon aşağı doğru mekanik olarak ağırlık çekimiz yere doğru olduğundan aşağı doğru inme gibi riski vardır. Aman bu direnç egzersizlerini ve lokal egzersizleri de yapmak durumunda hiçbir zaman için unutmamamızda yarar var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/kalca-bolgesindeki-yaglanmalar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kiloları &#8221;aldanarak&#8221; verin</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/kilolari-aldanarak-verin.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/kilolari-aldanarak-verin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 16:11:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=1007</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları tokken bile vücuda yağ yaktıran bir ilaç geliştirdi.
Tokken bile metabolizmayı &#8216;kandırıp&#8217; yağ yakma düzenine sokan ilaç farelerin kilo alımını tamamen önledi. İlacın insanlar üzerinde etkili olabilmesi için galonlarla şarap gerekiyor
Fransız bilim adamları, yüksek kalori alımında dahi metabolizmayı yağ yakması için &#8220;aldatan&#8221; bir ilaç geliştirdi. Louis Pasteur Üniversitesi’nden bir ekip, araştırmaları çerçevesinde, SRT1720 adı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="short_content">Bilim adamları tokken bile vücuda yağ yaktıran bir ilaç geliştirdi.<span id="more-1007"></span></div>
<div class="short_content">Tokken bile metabolizmayı &#8216;kandırıp&#8217; yağ yakma düzenine sokan ilaç farelerin kilo alımını tamamen önledi. İlacın insanlar üzerinde etkili olabilmesi için galonlarla şarap gerekiyor</p>
<p>Fransız bilim adamları, yüksek kalori alımında dahi metabolizmayı yağ yakması için &#8220;aldatan&#8221; bir ilaç geliştirdi. Louis Pasteur Üniversitesi’nden bir ekip, araştırmaları çerçevesinde, SRT1720 adı verilen ve kırmızı şarabın özü resveratrolün kimyasal yakını olan ilacın, yaşlanmayla mücadele ettiği sanılan SIRT1 proteinini hedef aldığını gördüler. Sonuçları Cell Metabolism dergisinde yayımlanan araştırmada, fareler üzerinde denenen ilacın, hayvanları kilo almaktan ve insülin direncinden koruduğu gözlendi. Fransız bilim adamlarının, daha önce yapılan araştırmaların, resveratrolün SIRT1 vasıtasıyla yüksek kalorili bir diyetin bazı etkilerini yok ettiğini göstermesi üzerine söz konusu proteinle ilgilendikleri belirtildi.</p>
<p>Fareler üzerinde yapılan araştırmanın, insanlar üzerinde de benzer etki yaratması için galonlarca şarap gerektiğini fark eden bilim adamlarının,özellikle SIRT1’i hedefleyen daha güçlü bir ilaç geliştirme konusuna yoğunlaştıkları kaydedildi. Bilim adamlarının geliştirdikleri SRT1720 ilacının düşük bir dozunun, 10 hafta sonra yüksek kalori alan fareleri kilo almaktan kısmen koruduğu gözlendi. İlacın, metabolizmayı, normalde yalnızca enerji alım seviyesi düşük olduğunda harekete geçen yağ yakma düzenine geçirdiği, yüksek dozda verilen ilacın kilo alımını tamamen önlediği kaydedildi. SRT1720’nin yüksek dozda alımında, farelerin kan şekeri toleransı ve insülin duyarlılığın iyileştiği de görüldü. İlacın verildiği farelerde herhangi bir yan etkinin saptanmadığı, ancak insanlarda kullanılmadan önce güvenliğiyle ilgili daha fazla çalışma yapılması gerektiği bildirildi.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/kilolari-aldanarak-verin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo vermek istiyor musunuz?</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/kilo-vermek-istiyor-musunuz.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/kilo-vermek-istiyor-musunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 12:46:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=972</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Mehmet Öz&#8217;den sağlıklı yaşam tüyoları: Düzenli beslendiğiniz halde pantolonlarınız dar geliyorsa, tiroidinizi kontrol ettirin.
Düzenli beslendiğiniz halde pantolonlarınız dar gelmeye başlıyorsa tiroidinizi kontrol ettirin. Eğer tiroit beziniz az çalışıyorsa, her geçen gün daha az kalori yakacağınız için beliniz mutlaka kalınlaşacaktır!..
Doğru besleniyorsunuz, sporyapıyorsunuz ama yine de pantolonlarınız gün geçtikçe daha çok sıkıyor. Kuru temizlemecinizi, çatalınızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mehmet Öz&#8217;den sağlıklı yaşam tüyoları: Düzenli beslendiğiniz halde pantolonlarınız dar geliyorsa, tiroidinizi kontrol ettirin.</p>
<p>Düzenli beslendiğiniz halde pantolonlarınız dar gelmeye başlıyorsa tiroidinizi kontrol ettirin. Eğer tiroit beziniz az çalışıyorsa, her geçen gün daha az kalori yakacağınız için beliniz mutlaka kalınlaşacaktır!..<br />
Doğru besleniyorsunuz, sporyapıyorsunuz ama yine de pantolonlarınız gün geçtikçe daha çok sıkıyor. Kuru temizlemecinizi, çatalınızı ya da karın çalışma aletinizi suçlamayın. Hemen doktora gidenek tiroit bezinizi kontrol ettirin. Eğer tembel çalışıyorsa (ki milyonlarca Amerikalı&#8217;nınki öyledir&#8230;) en sağlıklı çözümlerle bile siz kilo almaya devam edersiniz.</p>
<p>* Tiroidiniz aylak aylak vakit geçiriyorsa, birçok şey ters gidebilir&#8230; Ama bu belirtiler öyle sinsidir ki insanlar ancak kilo almaya başlayınca, bir şeylerin ters gittiğini fark edip doktora koşarlar.</p>
<p>HEMEN TEST YAPTIRIN</p>
<p>* Tembel tiroit belirtilerini; cilt kuruluğu, eklem ve kas ağrıları, soğuğa karşı dayanıksızlık, yorgunluk, cinsel dürtülerde değişiklik, adet dönemlerinde düzensizlik ve hatta depresyon olarak sayabiliriz.</p>
<p>* Fakat daha kaliteli uyku ve daha çok azim size yardımcı olmayacaktır&#8230; Size faydası dokunacak tek şey, gidip hemen bir tiroit testi yaptırmaktır. 40 yaşının üzerindeki kadınlar en büyük risk grubunu oluştururlar.</p>
<p>* 50 yaşından sonra kadınların yüzde 10&#8242;u tembel tiroit yüzünden zor günler geçirirler ama pek çoğu bunun farkında bile değildir. Ve bu, gün geçtikçe daha da artarak büyüyen bir problem haline gelir. 60 yaşındaki kadınların yüzde 15&#8242;i ile 20&#8217;si ve erkeklerin yüzde 5&#8242;i anormal yavaş çalışan tiroit bezlerine sahiptir.</p>
<p>TAM BİR KISIR DÖNGÜ!</p>
<p>* Her ne kadar buna yol açan sebepler kesin olarak bilinmese de bugün şu kadarını biliyoruz: Kilo almak da tiroit bezinin çalışmasını yavaşlatan bir sebep. Kilo aldıkça tiroit yavaşlıyor ve tiroit yavaşladıkça kilo alımı artıyor. Nasıl? Tam bir kısır döngü değil mi?</p>
<p>* Temel olarak, tiroidiniz; yani boynunuzun alt kısmında bulunan minik bir beziniz, metabolizmanızı kontrol eden bir tür hormon salgılamaktan sorumludur. Metabolizmayı kontrol etmek demek; kalbinizden ciğerlerinize, davranışlarınızdan ruhsal sağlığınıza kadar her şeyi etkileyebilir demektir. Eğer tiroidiniz yavaşlarsa, her geçen gün daha az kalori yakacağınız için önünde sonunda bel çevreniz kalınlaşacak demektir.</p>
<p>35&#8242;ten sonra kontrol ettirin</p>
<p>* Kendinizi gayet iyi hissetseniz bile 35 yaşından sonra her yıl mutlaka tiroidinizi kontrol ettirin. Bu kontrol basit iki kan testi demektir: TSH ve T3/T4.</p>
<p>* Neden iki test? Resmi, bir bütün olarak görebilmemiz için. Beyninizde bulunan bir bez olan hipotalamus, daha küçük bir salgı bezi olan hipofiz&#8217;e TSH (tiroit stimüle eden hormon) salgılaması için bir madde pompalar. TSH, tiroidinize T4 pompalaması emrini verir. T4, pompalandıktan hemen sonra T3&#8242;e dönüşür.</p>
<p>HIZLI ÇALIŞTIRIR</p>
<p>* Eğer vücudunuzda T3 maddesi az bulunursa, beyniniz bunun miktarını artırmak için TSH oranını artırmaya çalışır ve bu da tiroit bezinizi bir atın üzerindeki jokey gibi daha hızlı çalışmaya teşvik eder.</p>
<p>* Daha hızlı çalışan bez daha çok T4 üretir. Böylece eğer T4 değerleriniz normal fakat TSH fazlaysa, tiroit sisteminizin yardıma ihtiyacı var demektir. (İşte doktorların neden senelerce okuduğunu öğrendiniz&#8230;)<br />
10 dakikalık 4 mini yürüyüş daha faydalı</p>
<p>Bugün yürüyüş için 40 hatta 30 dakika vaktiniz yok mu? Unutmayın, gününüzü 10&#8242;ar dakikalık 4 tane mini yürüyüş yaparak gençleşmeye ara vermeden de geçirebilirsiniz. Gün içinde bu minik yürüyüşlerden yapmak, tansiyonunuza bir seferde yapılan 40 dakikalık yürüyüşten çok daha iyi gelebilir.</p>
<p>TANSİYONA İYİ GELİYOR</p>
<p>Bir araştırmada; günde dört kısa yürüyüş yapmanın, yüksek tansiyon problemlerine tek bir seferde uzun yürüyüş yapanlara oranla daha iyi geldiği saptandı. Her tip yürüyüş son derece faydalı olsa da; kısa süreli olanların büyük tansiyonu 11 saat, küçük tansiyonu da 10 saat boyunca düşük tuttuğu gözlemlendi. Uzun süreli yürüyüş yapanlarda ise bu süre sadece 7 saatti.</p>
<p>Kolesterol düşürmek için küçük değişimler<br />
* Küçük değişiklikler büyük fark yaratır. Kötü LDL seviyenizi bir puan düşürürseniz kalp krizi riskiniz de yüzde 1 oranında düşer. İyi HDL seviyenizi bir puan yükseltmek ise kalp krizi riskinizi yüzde 2 oranında düşürür. Her ikisini de yapmak kardiyovasküler açıdan size daha fazla enerji verir.</p>
<p>* Trigliserit denen kandaki kalbe zararlı yağ seviyenizi ise 100&#8242;ün altında tutun. Kanda bulunan bu üç yağı dengelemenin en iyi yolu mu? Her zamanki öneriler: Kilo verin, spor yapın, alkolü azaltın, beyaz ekmek ve diğer rafine tahıllar yerine tam tahıllı gıdalar alın ve doymuş yağlardan uzak durun. (Tam yağlı dondurmada, süt, krema, peynir ve yağlı etlerde vardır&#8230;)</p>
<p>* Sonra bu kolesterol dengeleyici malzemelerden birini diyetinize ekleyin: Niyasin (önce doktorunuza danışın), pantotenik asit ya da DHA Omega-3 yağı&#8230; (600 miligram DHA ya da 2 gram balık yağı) -</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/kilo-vermek-istiyor-musunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sıvı Tüketerek Kilo verin</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/sivi-tuketerek-kilo-verin.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/sivi-tuketerek-kilo-verin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 13:41:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=928</guid>
		<description><![CDATA[Kolaylaştır. Gerçekten kolaylaştırır ;çünkü her affedersiniz küçük tuvaletinize çıkış vücuttan 35 kalori kaybıdır. Artı tokluk hissinizi arttırıcı etkisi vardır çünkü siz bütün vücudunuzdaki kimyasal işlemleri su etkisiyle yaparsınız. Eğer siz suyu doğru şekilde kullanırsanız, sıvı dan çok suyu kastediyorum ben çünkü kalorisiz bir üründür ve hiçbir şey yoktur eğer sağlıklı bir su kullanıyorsanız siz vücudunuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kolaylaştır. Gerçekten kolaylaştırır ;çünkü her affedersiniz küçük tuvaletinize çıkış vücuttan 35 kalori kaybıdır. Artı tokluk hissinizi arttırıcı etkisi vardır çünkü siz bütün vücudunuzdaki kimyasal işlemleri su etkisiyle yaparsınız. Eğer siz suyu doğru şekilde kullanırsanız, sıvı dan çok suyu kastediyorum ben çünkü kalorisiz bir üründür ve hiçbir şey yoktur eğer sağlıklı bir su kullanıyorsanız siz vücudunuz için. Hem tokluk hissinizi arttırırsınız hem doğru kimyasal enzim hareketini sağlarsınız vücudunuzda hem metabolik hızlılığınızın az, az ve sık, sık uyarılmasıyla devamlılığını sağlarsınız hem de tuvalete çıkışlarınızın hızlanmasıyla kalori harcamasını hızlandırırsınız. Dolayısıyla çok sıvı tüketimi bizim kilo vermemizde önemli bir destektir. Temizlenme açısından da aynı zamanda.<img class="alignleft" src="http://img.mynet.com/ha2/su_icmek.jpg" alt="http://img.mynet.com/ha2/su_icmek.jpg" width="270" height="203" /><br />
12 bardak su olmalı, diğer sıvılarda kişinin istekleri paralelinde değişiklik gösterecektir, çay kahve vs. mümkün olduğu kadar gazlı içeceklerden uzak durulmasını öneriyoruz gün içinde. Kafein tüketiminden sonra yine sıvı alımının artması vücuda herhangi bir dilute ederek yani sulandırarak herhangi bir zarar vermemesini sağlamak için. Bireysel faktörler nerde yaşandığı, hangi ısıda yaşandığı cinsiyet de çok önemlidir sıvı tüketiminin arttırılıp eksiltilmesinde. Örneğin: emziklilikte biz sıvı tüketimini 5 litreye 6 litreye kadar çıkartırız anne sütünün artmasını istediğimiz için, ama soğuk bir iklimde yaşıyorsanız ve artı bir gereksiniminiz yoksa 2 litreye hatta 1,5 litreye kadar düşebilir ve de tabi cinsiyet ve kullandığınız yerde çok insan gücüyle, vücut gücüyle çalışan beden gücüyle çalışan bir insansanız örneğin: sizin tüketeceğiniz sıvı, oturarak çalışan bir insandan daha fazladır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/sivi-tuketerek-kilo-verin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ne Yapsam Kilo Veremiyorum</title>
		<link>http://www.diyetvakti.com/ne-yapsam-kilo-veremiyorum.html</link>
		<comments>http://www.diyetvakti.com/ne-yapsam-kilo-veremiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 16:15:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sabiha Atac</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>

		<category><![CDATA[kilo]]></category>

		<category><![CDATA[kilo ver]]></category>

		<category><![CDATA[kilo veremeyenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyetvakti.com/?p=837</guid>
		<description><![CDATA[Ne Yapsam Kilo Veremiyorum ‘ 
Diyenlerden iseniz mutlaka  bir sebebi olduğunu unutmamalısınız.Bilinçsiz yapılan diyetlerin  metabolizmanıza ne kadar zarar verebileceğini ve ileri yaşlarda tüm  bu zararların geri döneceğini düşünerek sağlıklı beslenmek  en doğrusu olacaktır.
Yapılan veya yapılmaya çalışılan  diyetlerde çoğu zaman ‘ doğru bilinen yanlışlar ‘ sebebiyle   pek çok kişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne Yapsam Kilo Veremiyorum ‘<span style="font-size: small; font-family: Arial;"><em> </em></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Diyenlerden iseniz mutlaka  bir sebebi olduğunu unutmamalısınız.</span><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Bilinçsiz yapılan diyetlerin  metabolizmanıza ne kadar zarar verebileceğini ve ileri yaşlarda tüm  bu zararların geri döneceğini düşünerek sağlıklı beslenmek  en doğrusu olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Yapılan veya yapılmaya çalışılan  diyetlerde çoğu zaman ‘ doğru bilinen yanlışlar ‘ sebebiyle   pek çok kişi farkında olmadan hata yapmakta ve kilo vermek yerine  tam tersi fazlasıyla kilo almaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Her pazartesi başlanan diyetler en geç  Çarşamba günü son bulmakta ve bu başarısızlık bir kısır döngü  halini almaktadır. Unutmayın ki, her başlangıcın bir sonucu vardır  diyete değil doğru beslenme alışkanlığına başlamanız gerekmektedir. </span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Bu kısır döngü içerisinde yapılan  hataları nasıl düzeltebiliriz, bir bakalım ; </span></p>
<p align="justify"><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Arkadaşınızdan, kardeşinizden  veya komşunuzdan duyduklarınızla veya daha önce alınmış bir listeyle  diyet yapmaya kalkmayın, çünkü diyet bireye özeldir. Her bireyin  metabolizması farklı çalışır, fotokopi ile çoğaltılan listeler  sizin metabolizmanızda farklı sonuçlar doğurabilir.</span></p>
<p><a href="http://www.diyetvakti.com/wp-content/uploads/kilo.jpg"><img class="size-medium wp-image-838 alignleft" title="kilo" src="http://www.diyetvakti.com/wp-content/uploads/kilo-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Kilo alırım korkusuyla aç kalmayın.  Uzun saatler süren açlığın sonunda bedeniniz metabolizmasını  yavaşlatır, yani daha az enerji harcamaya başlar, ve açlığın  sonunda kontrolsüzce yemek yersiniz. Bu da az enerji harcayan bedeninizde  daha fazla yağ depolanmasına neden olur. Oruç tutanlar da neden kilo  alındığının nedenlerinden biri de budur. Bu nedenle gün 6 defa  3 ana 3 ara olacak şekilde besleniniz. En ideal öğün saatleri sabah  7:30 – 08:00 de kahvaltı , 10:30 da 1. ara öğün ,12:00 – 13:00  gibi öğle öğünü , 15 :00 te 2. ara öğün , 18:00 - 19 :00 gibi  akşam yemeği ile 21:00 – 21:30 da da 3. ara öğünü olarak yaşam  tarzınızı mümkün olduğunca adapte edebilirseniz mutlaka faydasını  göreceksiniz.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Diğer bir konu da gün içinde içilen  çay, kahve ve diğer sıvı içecekleri ‘ su içtim ‘ yerine saymayın,  bunlar kafein ve sodyum içerdikleri için vücutta su tutulumuna neden  olarak ödem ve fazla su birikimi ile sonuçlanırlar. Kahve veya çay  içme alışkanlığınızın yerine gün içindeki ara öğünlerinize  denk getirecek şekilde bitki çayı veya kendi hazırladığınız  meyve çaylarını tercih ediniz. Örneğin 1 adet küçük boy elmayı  haşlayıp içine  2 - 3 adet karanfil ve 1 - 2 küçük parça  tarçın ve bir iki damla limon ile tatlandırabilirsiniz.  Bu çay  aynı zamanda vücutta biriken suyu da atmanıza yardımcı olacaktır.  Form çaylar bağırsak tembelliğine yol açtığı için tüketmeyiniz.  Gün içinde 8 – 10 bardak kadar bol su içiniz. </span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Ayrıca Tuz  tüketiminizi sınırlamanın  yanında tuz içeriği yüksek olan besinleri de ( hazır soslar, salamuralı  yiyecekler, hazır bulyonlar, kabartma tozu, soda gibi ) sınırlamalısınız.  Fazla tuz da yine vücudunuzda ödem oluşumuna yol açacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">‘ Kahvaltı dışında hiç ekmek yemiyorum  ‘ veya ‘ Öğünlerde ekmeksiz yemek yiyorum ‘ yada ‘ Ekmek  yerine Makarna / Pilav yiyorum. ‘ şeklinde bir alışkanlığın  doğru olduğunu düşünmeyin, Bu tam tersi sizin ekmeksiz doymayıp  daha fazla yemek tüketmenize sebep olacaktır, hem de daha çabuk acıkmanıza.  Doğru olanı ekmek olarak tam buğday / arpa / çavdar ekmeklerinden  birini seçerek her ana öğünde 1 – 2 dilimi geçmeyecek şekilde  tüketmenizdir. Böylece aynı zamanda posa tükettiğiniz için sindirim  sisteminiz daha rahat çalışacak ve farkı sizde hissedeceksiniz.  Kepek ekmeğini çok sık kullanmayın çünkü kepekli ekmek aslında  beyaz undan yapılır ve içine her firma veya fırının kendi ölçüsüne  göre kepek atılır. Dolayısıyla öğütülmemiş tam buğday / arpa  / çavdar tanesinden yapılmış ekmeği tüketmek daha sağlıklıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Gece yemek yeme alışkanlığından  derhal kurtulun, gece acıkmanızın sebebi akşam öğününde yanlış  beslenmenizden kaynaklanıyor. Çünkü kan şekerini çabuk yükseltip  sonrada vücudun doğal dengesi gereği kan şekerini düşürecek besinleri  tüketiyor ve çabuk acıkıyorsunuz. Mutlaka salata , sebze, tam buğday  / arpa / çavdar ekmeği tüketerek , et yerine haftada 2 -3 kez kurubaklagil  yemeği yiyerek bu durumu engelleyebilirsiniz. Acıktığınızda tatlı  yada ağır yağlı bir yemek yerine yarım yağlı yoğurda biraz kuru  meyve  doğrayıp yemeniz daha doğru olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Tükettiğiniz süt / yoğurt ve peynirin  yarım yağlı olanını tercih edin. Krem peynirlerinin  yağ  içeriği son derece yüksek olduğu için tüketiminden kaçının.  Labne peynirinin yağı azaltılmış olanını tercih edebilirsiniz.  Bu peynir süt fermentasyonu ile elde edildiğinden son derece sağlıklıdır.  Kahvaltılarınızda lor da tercih edebilirsiniz. ( kaşar loru değil  ) Ayrıca Et/tavuk/balığın ise mümkün olduğunca görünür yağı  olmadan yağsız olarak tüketin.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Mümkün olduğunca yemekleri kavurmadan  ve porsiyon başına 1 yemek kaşığı yağ denk gelicek şekilde yağ  eklemeli, kızartmalardan ve katı yağlardan uzak durmalısınız.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Salam, sosis, sucuk, sakatatlar, margarin,  krema, kaymak, mayonez, hardal, çeşitli soslar yağ içeriği ve katkı  maddeleri yüksek olduğunu için tüketmekten kaçınmalısınız.  Kola, gazoz vb gibi asitli içecekler, hazır meyve suları ile içeriğini  bilmediğiniz buzlu kahveler frappiçinolar vs. ‘lerin içimini de  tercih etmeyin.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Yememeniz gereken bir besini evinize  almayın, alışveriş listenizden çıkarın. Evinizden uzaklaştırmanız  bu besini tüketme alışkanlığını azaltmanıza yardımcı olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Yemekleri fazla miktarda, artacak kadar  ne pişirin ne de tabaklara servis edin. Artan yemeklerin süpürücüsü  siz olmayın. Ayrıca da çöpü doldurmak yerine midenizi doldurduğunuzu  düşünün ve kendinize çöp kovası muamelesi yapmayın.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Hatır için yemek yemeyin, yakın çevrenizdeki  insanların ısrarı veya isteğiyle tüketmemeniz gereken bir besini  yemekten kaçının. Arkadaş çevrenizi de bu yönde motive edin. Toplantı  veya yemeklerinizdeki ikramlarınızda sağlıklı ve hafif tarifler  kullanın, çeşit sayınızı azaltın. Mutlaka bol salata ( yağ ve   mayonez miktarına dikkat ederek ) + ayran veya sütlü (az şekerli  yada tatlandırıcılı) bir tatlı ve bir dilim kek ( üzüm/kayısı/erik  gibi kuru meyvelerden veya ceviz/badem/fındık ile yapılmış, yağsız  ve az şekerli ) gibi bir menü ile sınırlandırın. Un olarak kepekli  unu tercih edin, böyle bir un ile farklı tarifler deneyin. Mutlaka  kendinize uygun olanı bulacaksınız. Yada bir yemek planlıyor iseniz,  Sebze yemeği ve yoğurtlu salatalardan oluşan çeşitlerinize zeytinyağlı  bir kurubaklagil yemeği ile ızgara et/tavuk/balık ile destekleyebilirsiniz. </span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Unutmayın siz özelsiniz ve kendiniz  için en iyisine siz karar vermelisiniz. Sizin prensipleriniz olduğunu  ve yaşam tarzınızın siz tarafından özenle belirlendiğini herkes  bilmeli ve saygı duymalıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Bunun dışında çeşitli sakızların,  otların, bitkisel suların yada mamaların zayıflama üzerine kesin  etkisi yoktur. Çoğu kişide de hormonal denge bozukluklarına kadar  olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bilimsel olmayan insan sağlığı  için faydalı olduğu ispatlanmamış hiçbir besin yada benzeri madde  veya yöntem ile zayıflama uğruna kişilerin sağlığı riske atılmamalıdır.  Çok basit bir.örnek vermek gerekirse,sabah aç karnına ılık limonlu  su içmenin yağları yaktığını düşünmeyin. Bunun hiçbir etkisi  yoktur. Boş midenize inen limonun kaslarınızı sarmış yağı eritme  gibi bir mucizeyi yaratması söz konusu değildir. Özellikle mide  hassasiyeti olan kişilerde bu tam tersine problem yaratabilir. Limon  asidik bir meyvedir ve aç karnına mide de tahrişe sebebiyet verebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Diğer önemli bir konu da çok düşük  kalorili ( ketojenik diyetler) kesinlikle uygulamamanız gerektiğidir.   Bir diyetisyen tarafından sizin metabolizmanıza göre planlanmış  diyeti uygulamanız gerektiğini unutmayınız.  Haftada yarım veya  1 kilo vermek doğaldır bunun üzerindeki kilo kayıpları sakıncalıdır,  verilen kilolar bir süre sonra fazlasıyla geri gelmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmenin  yanında mutlaka spor yapın, spor yapmanın yanında da günlük hayatınızda  hareketli olmaya, mümkün olduğunca fazla adım atmaya, aktif olmaya,  tempolu yada hızlı yürümeye ( koşar gibi yürümeye ) özen gösterin.  Vücudunuzu şekle sokmaya yardımcı birkaç aerobik hareketi yapmayı  alışkanlık haline getirin, her gün 2 dakikanızı bu işe ayırırsanız  faydasını göreceksiniz. Oturarak çalışanlar için  her gün  5 -10 dakika boyunca karnınızı içeriye doğru gerip bırakmanın  bile etkisi sizi mutlu edecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Aynada kendinizi kontrol edin, kilo almaya  başladığınızda beslenme şeklinize ve yaşam tarzını hemen bir  göz atın. </span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Kilo vermek sanıldığı gibi zor bir  iş değildir sadece oturarak yada hiçbir şey değiştirmeyerek elde  edilemez. Sihirli bir ilaç, formül yada besin ne yazık ki yok, lütfen  bu konuda bilinçli olun ve bilimsel olmayan hiçbir bilgiye inanmayın. </span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Bu işin anahtarı ‘ davranış değişikliği  ‘ ve ‘ doğru bilgiyi öğrenmekten ‘ geçiyor. Kendinize güvenin  mutlaka laboratuar bulgularınız bir uzman tarafından değerlendirilsin  ve bu konuda bilimsel bilgisi olan bir diyetisyenden danışmanlık  alın.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Diyetisyen Sabiha ATAÇ</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Arial;">Özel Jimer Hastanesi - Bursa</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyetvakti.com/ne-yapsam-kilo-veremiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
