Logo Background RSS
Blue Theme Green Theme Pink Theme Black Theme Red Theme
  • Ana Sayfa

Advertisement

Daha ÅŸiÅŸman bir Türkiye’ye doÄŸru

  • Yazan editoreditor Cevap Yaz Comments
    Son Güncelleme: Ocak 30th, 2008

    Aşırı ÅŸiÅŸmanlık Türkiye de de hızla artıyor. Türk halkının yüzde 25 i olması gereken kilonun üzerinde. Yanlış yaÅŸam tarzı ve yanlış obezite tedavileri yüzünden, 2025 yılında obez bir toplum haline geleceÄŸiz. Uzmanlara göre SaÄŸlık Bakanlığı acilen obezite tedavi merkezleri yönetmeliÄŸi çıkarmalı ve bir obezite etik kurulu oluÅŸturulmalı. Obezite, yani aşırı ÅŸiÅŸmanlık, özellikle geliÅŸmiÅŸ ülkelerde çok önemli bir saÄŸlık sorunu. Hem bir metabolizma hastalığı olarak kiÅŸinin bedensel saÄŸlığını doÄŸrudan etkiliyor hem de toplumdaki deÄŸer yargıları nedeniyle ruhsal saÄŸlığı bozuyor. Aşırı ÅŸiÅŸmanlık Türkiye de de hızla artıyor, hatta 40 yaşın üzerinde yüzde 15 lere varan bir orana ulaÅŸmış durumda. Türkiye Diyabet Vakfı nın, SaÄŸlık Bakanlığı ve Dünya SaÄŸlık Örgütü ile ortak yaptığı bir çalışmaya göre, Türkiye de sekiz buçuk milyon civarında obez var. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kubilay KarşıdaÄŸ, gittikçe benimsenen yanlış yaÅŸam tarzı ve günümüzde uygulanan yanlış obezite tedavileri yüzünden 2025 yılında obez bir toplum haline geleceÄŸimizi söylüyor. Türkiye Diyabet Vakfı BaÅŸkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, obezitenin ciddi bir saÄŸlık sorunu olduÄŸunu, ancak günümüzde obezite tedavisinin giderek bilimin dışına çıktığını ve uzman olmayan kiÅŸiler tarafından ele alındığını vurguluyor. Prof. Yılmaz, “Obezite bir tıbbi saÄŸlık sorunudur, obezite tedavisi de endokrinologların, diyetisyenlerin, psikiyatrların ve spor hekimlerinin ortak hazırladığı bir program çerçevesinde olmalıdır. Ancak obezite, tıp dışı çevrelerin de büyük ilgisini çekmeye baÅŸlayan bir konu hâline geldi. ABD de yıllık obezite tedavisine harcanan para yılda 100 milyar dolar. Zayıflatma çayları, bitkileri, sabunları gibi pek çok ürün var. Bunların önemli bir bölümü de FDA (Food and Drug Administration/ ABD Yiyecek ve İlaç İdaresi) ve SaÄŸlık Bakanlığı tarafından onay almamış, sadece Tarım Bakanlığı nın ruhsatıyla buraya gelen ürünler. Özellikle de vitaminlerin önemli bir bölümü böyle. Bunun ötesinde hiçbir yerden ruhsat almamış, insanların kendi kendilerine yaratıp piyasaya sürdükleri pek çok yiyecek içecek de var” diyor. Bütün bunların yanı sıra bir de “mucizevi zayıflama cihazlarından” söz ediliyor. Yılmaz, “Cihazlarla iliÅŸkili muazzam bir sanayi var. Türkiye adeta bir alet çöplüğü haline geldi. DiÄŸer taraftan bir diyet ürünleri sektörü çıktı. Normal çikolata 650 kalori, diyet çikolata ise 645 kalori ve bu iki ürün arasında fark yok. Bir yığın kontrolden, denetimden uzak bir sektör doÄŸdu. Bilimsel olması kaydıyla, kalorisi azaltılmış yiyeceklere karşı deÄŸilim. Ama bu çoÄŸu kez suiistimal ediliyor. Bu ürünlerin önemli bir bölümünde, üzerinde verdikleri kaloriyle, lezzetli olması için birtakım eklemeler yaparak sundukları ürünün reel kalorisi arasında farklar var. Ayrıca ortalıkta dolanan bir yığın reçeteler, yemek listeleri var. Bu listelerin çok önemli bir bölümü metabolik olarak saÄŸlığa zararlı. Çok önemli bir bölümünün de kimin yazdığı bilinmiyor. Åžok diyetler çok hatalı. Ayrıca bunları hastaya vermek tıbbi olarak da suç. Çünkü bunlar uzun süreli uygulanamaz. Hastaya, bedenen ve ruhen saÄŸlıklı olacağı bir yiyecek listesi verilmeli” diyor Bakanlık yönetmelik çıkarmalı Åžok diyetlerin vücudun bütün dengesini alt üst ettiÄŸini, hatta vücudun temel ihtiyaçlarını karşılamayarak ölüme dahi yol açtığını vurguluyor uzmanlar. Düşük kalorili diyetlerle hızla kilo verilmesinin sakıncalı olduÄŸunu belirten Prof. Dr. Kubilay KarşıdaÄŸ, obez hastalarda diyabetin de çok ciddi bir sorun olduÄŸunu belirtiyor. Aynı zamanda International Hospital İstanbul da Diyabet Bölümü Sorumlusu olan Prof. KarşıdaÄŸ, kurucusu olduÄŸu Diyabet Okulu nda hastalara ücretsiz eÄŸitim vererek saÄŸlıklı zayıflamanın yollarını anlatıyor. KarşıdaÄŸ, “Yapılması gereken en önemli ÅŸey yaÅŸam tarzını deÄŸiÅŸtirmek ve doÄŸru beslenerek uzun vadede kilo vermek. Bu kiloları siz bir günde almadınız ki. Dolayısıyla yavaÅŸ yavaÅŸ vereceksiniz. Ayda 2-3 kilo vermek daha doÄŸru. Böylece vücuttaki diÄŸer sistemler de tahrip olmaz” diyor. Obez insanların adeta bir kobay olarak, hatta adeta ticari bir obje olarak kullanıldığını vurguluyor. KarşıdaÄŸ. Türk toplumunun ÅŸu an neredeyse yüzde 25 inin olması gereken kilonun üzerinde olduÄŸunu belirten KarşıdaÄŸ, “Bu çok ciddi bir rakam. Özellikle de kadınlarda obezite çok yaygın, gittikçe de yaygınlaÅŸarak çok daha büyük bir pazar hâline geliyor. İnsanlar zayıflamak için mucizevi, pratik, kolay yöntemler arıyorlar. Uzun süren tedavilerden kaçıyorlar. İşte insanların bu zayıf noktaları yakalanıyor” diyor. Sonuç olarak ÅŸiÅŸmanlık tedavisinin giderek bilimsel bir tedavi planlaması olmaktan çıktığını söyleyebiliriz. Uzmanlara göre maalesef milyon dolarlarla ifade edilen önemli bir miktarda gelir kaynağı, “ÅŸiÅŸmanlık tedavisi” adı altında sokaÄŸa atılıyor, “zayıflama merkezi” adı altında konunun uzmanı olmayan pek çok insan obezite tedavisi yapıyor. Peki ne yapmak lazım? Türkiye Diyabet Vakfı BaÅŸkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz a göre SaÄŸlık Bakanlığı acilen bir obezite tedavi merkezleri yönetmeliÄŸi çıkarmalı, bir obezite etik kurulu oluÅŸturulmalı, etik dışı, insan saÄŸlığıyla oynayan, doÄŸru bilgi vermeyen, insanları yanlış yönlendiren aynı zamanda da ekonomik kayıplara neden olan birtakım hatalı uygulamalar da mutlaka kontrol altına alınmalı, standartlar getirilmeli, obezite tedavisinin ciddi bir ekip iÅŸi olduÄŸunun farkına varılmalı. Hızlı kilo vermek yanlış Obeziteye yol açan pek çok faktör var. Ancak Türkiye de maalesef sadece çok yiyen, “boÄŸazını tutamayan” insanların ÅŸiÅŸmanlayacağına inanılıyor. Oysa obezite pek çok birbirinden farklı hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilir. Prof. Yılmaz, “Obezitenin ortaya çıkması için bir genetik faktörler bir de çevresel faktörler rol oynar. Genetik faktörler olmadan, bir insanın metabolizması saÄŸlıklı olarak iÅŸliyor ise, kiÅŸinin sadece düzensiz beslenerek aşırı obez olması tıbbi olarak mümkün deÄŸil. Aynı ÅŸekilde hastalığın sebebini bulmadan, sadece hastanın yiyeceklerini kısarak, onlara az ve düşük kalorili yiyecekler vererek de insanları zayıflatmak tıbbi olarak mümkün deÄŸil. Bu bir saÄŸlık sorunudur, bu sorunun giderilmesi için de mutlaka obeziteye neden olan metabolik bozukluk bulunmalı, adı konmalı ve nedene göre tedavi yapılmalıdır. Metabolik kontrol ve iÅŸlemler yapılmadan sadece hastanın yiyeceklerini kısarak uygulanan yöntemler ancak birkaç ay gibi kısa süreli olarak kilo verilmesini saÄŸlar, ama hemen arkasından çok ciddi olarak kilo alınır. Bu konuyla ilgili yapılmış bir araÅŸtırmaya göre sadece diyet ayarlaması yapılan hastalarda 2 yıl içinde eski kilosunu muhafaza eden kiÅŸi oranı sadece yüzde 5. Yani insanların yüzde 95’i, eski kilosunu da muhafaza edememiÅŸ, hatta daha fazla kilo almış. İnsanlar sıkı bir diyet yapıyor, kilo veriyor, ancak hızla tekrar kilo alıyorlar. Sürekli kilo verip alıyorlar, her seferinde de daha fazla kilo almış olarak, ÅŸiÅŸmanlamayı sürdürüyorlar” diyor. Diyabet, tiroit hastalığı, hormonal bir bozukluk gibi pek çok faktör obeziteye yol açıyor. Bütün bu hasta gruplarının tedavileri farklı olmasına raÄŸmen, Türkiye de hemen hemen herkese aynı zayıflama programları, aynı diyetler verilerek hastanın saÄŸlığı umursanmayarak tehlikeye atılıyor. YaÅŸam tarzını kesinlikle deÄŸiÅŸtirmeyen, bilinçsizce yemek yiyen, ancak tek bir hap alarak hatta iki hapı aynı anda alarak zayıflamaya çalışan insanlara da sıklıkla rastlanıyor toplumumuzda. İlaçların geliÅŸigüzel kullanıldığını belirten Prof. Yılmaz, “Obezite tedavisinde, SaÄŸlık Bakanlığı ndan onay almış ÅŸimdilik iki ilaç var. Bu sektör de giderek büyüyor. Bu ilaçlar doÄŸru kullanılırsa hastaya olumlu etki yapabilir. Ama çoÄŸu kez bu ilaçlar eczanelerden doktor kontrolü, ya da bir tedavi planlaması olmadan çok yaygın bir ÅŸekilde satılıyor ve kullanılıyor. Bunlar çok masum ilaçlar deÄŸil. Bunlar doktor kontrolünde ve sınırlı bir süre içinde kullanılması gereken ilaçlar” diyor.

Yazı hakkında yorum yapmak ister misiniz ?