Çocuklarda obeziteye dikkat
 Metabolik Sendrom Derneği (METSEND) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan, doğum öncesi annenin aşırı beslenmesi ile özellikle ergenlikteki dengesiz beslenme, anne baba ayrılığı ve aşırı televizyon seyretmenin çocukları şişmanlattığını bildirdi.
  Â
   Doç. Dr. Temizhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de 6-16 yaÅŸ arası okul çocuklarında ve adolesanlarda (ergenler) obezite sıklığının % 7.5 olarak saptandığını vurguladı.
  Â
   Obez çocukların %10-20, ergenlerin ise % 75-80′inin ileride obez yetiÅŸkinler haline geldiÄŸine dikkat çeken Doç. Dr. Temizhan, “Kilo fazlası olan çocukların da 3′te 1′inden fazlası obez birer yetiÅŸkin olmaktadır” dedi.
  Â
   Doç. Dr. Temizhan, çocuklardaki obezitenin diyabet, metabolik sendrom, hipertansiyon, hiperlipidemi (yüksek kolesterol) ve koroner kalp hastalığı için güçlü bir işaret olduğunu bildirdi.
  Â
   Obezitenin gelişiminde doğum öncesi, okul öncesi yaş ve ergenliğin kritik dönemler olduğunu dile getiren Doç. Dr. Temizhan, doğum öncesinde annenin aşırı beslenmesinin veya diyabetik olmasının risk oluşturduğunu kaydetti.
  Â
   ”Ergenlikteki YaÄŸlanma Kalıcı Oluyor”
   Okul öncesi ve ergenlik dönemlerinde ise obezite gelişimine yol açan etkenlerin sayısının fazla olduğuna işaret eden METSEND Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
  Â
   ”12-18 aylık dönem ve 12-16 yaÅŸ adolesan (ergen) dönemi vücuttaki yaÄŸ hücre sayısının belirlenmesinde kritik yaÅŸlardır. Bu iki dönemde yaÄŸ hücrelerinin sayısında belirgin bir artış olmaktadır ve bu aslında fizyolojik (normal) bir süreçtir. Ancak aşırı beslenme ve hareketsizlik durumunda yaÄŸ hücrelerindeki bu artış obeziteye neden olabilir.
  Â
   Adolesan döneminden sonra ise yaÄŸ hücrelerini sayısı sabitlenir, artık artma ihtimali yoktur. Bu dönemde dengesiz beslenme devam ederse, vücut buna yaÄŸ hücrelerinin hacmini büyüterek karşılık verir. Ergenlik, kalıcı yaÄŸlanmanın oluÅŸtuÄŸu son kritik dönemdir. Ergenlikteki ÅŸiÅŸmanlığın kalıcı olmasının mekanizması tam olarak açıklanamamıştır. Ancak bilinen o ki, özellikle erkeklerde ergenlikte yaÄŸ birikimi bedenin merkez bölümünde, karında, olmaktadır. Karında aşırı yaÄŸ birikmesi de diyabet, metabolik sendrom ve koroner kalp hastalığı için zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla bu dönemde yaÄŸ birikiminin önlenmesi, ileriki yaÅŸlarda obezite sorununun çözümünde yardımcı olabilir.”
  Â
   ”Anne-Baba Ayrılığı ÅžiÅŸmanlatıyor”
   Doç. Dr. Temizhan, çocukluk çaÄŸlarında ve adolesanlarda obezite geliÅŸimine genetiÄŸin önemli rolü olduÄŸunu dile getirerek, “Ebeveynlerin her ikisi de obez olduÄŸunda çocukların obez olma ihtimali % 75 iken, ebeveynlerinden sadece biri obez olanlarda bu ihtimal %25-50′ye düşmektedir” dedi.
  Â
   Ailelerin obezitedeki rolünün sadece genetikle sınırlı kalmadığını vurgulayan Doç. Dr. Temizhan, “Anne babası ayrı olan çocuklar daha çok obez olmaktadır. Kalabalık ailelerin çocuklarında ise obezite daha az görülmektedir” diye konuÅŸtu.
  Â
   Çocukların eskisinden çok daha az hareket ettiğini belirten Doç. Dr. Temizhan, çocukların sabah erkenden kalkıp çoğu zaman kahvaltı yapmadan evlerinden okullara servis araçlarıyla gittiğini dile getirdi.
  Â
   Okul dışındaki zamanlarını televizyon ve bilgisayar karşısında hazır gıda yiyerek geçiren çocukların su yerine meÅŸrubat türü içecekleri tercih ettiklerini de kaydeden Doç. Dr. Temizhan, evin içinde hareket etmekte ısrar eden çocukların ise “acaba hiperaktif midir?” diye doktora götürüldüğünü bildirdi.
  Â
   ”Aşırı TV İzleme ÅžiÅŸmanlaÅŸtırıyor”
   Bugün için aşırı televizyon seyretmenin hareketsiz yaşamın en önemli sebeplerinden biri olarak gösterildiğini ifade eden Doç. Dr. Temizhan, günde 4 saat televizyon izleyen çocukların günde 2 saat izleyenlerden daha kilolu olduğunun saptandığını söyledi.
  Â
   Doç. Dr. Ahmet Temizhan, çocukların kilosunu azaltmak için en güzel önerilerden birinin televizyonun kapatılması ve fiziki aktivite ile yapılan oyunların özendirilmesi olduğunu sözlerine ekledi.